Block title
Block content

"Çünkü mümkinatın vücudu, vâcibin nurundan bir gölge olduğu cihetle, vehmî bir mertebededir. Vâcibin emriyle vücud-u hariciyeye girer. Sâbit ve müstakar kalır." ve "Odadaki elektrik, elektrik misallerinin en uzağına en yakındır." Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın vücudu, vacip bir vücuttur. Yani başlangıcı ve sonu yoktur. Bu noktadan Allah’ın vacip olan bu vücuduna hiçbir şey benzemez ve bu vücuda sahip olamaz. Ezeli ve ebedi olan tek varlık; Allah’tır.

Mahlukatın vücudu ve varlığı ise, Allah’ın irade ve kudreti ile sonradan ortaya çıkarılan, yani yoktan var edilen vücutlardır. Bu varlık ve vücutlara mümkinat deniliyor. Yani var olması da yok olması da eşit olan ve varlığa çıkmak için Allah’a muhtaç olan varlıklar demektir. Bu varlıkların harici vücut bulması, yani yoktan var edilmeleri; ancak Allah’ın emir ve iradesi iledir.

Vacip olan Allah’ın varlığı ile mümkin olan mahlukatın varlığı arasında hiçbir fiziki ve harici münasebet yoktur. Aralarındaki tek münasebet; Yaratan ile yaratılan münasebetidir. Yoksa mahlukat, vücutlarını Allah’ın vacip olan vücutlarından koparıp almış değillerdir, böyle düşünmek küfür ve şirktir. Allah ne Zatında ne sıfatında ne de varlık boyutunda mahlukata ve mümkinata benzemez, aralarında hiçbir münasebet ve ortaklık yoktur.

"Zayıf gölge" ifadesi, Allah’ın varlığı ile mahlukatın varlığını mukayese sadedinde söylenmiş mecazi ve teşbihi bir ifadedir. Yani bütün mahlukatın vücutları toplansa, Allah’ın ezeli ve ebedi Vücuduna nispetle zayıf bir gölge gibidir. Burada vacip ile mümkün arasındaki farka işaret ediliyor. Yoksa vacip ile mümkün arasında bir bağ ve rabıta oluşturulmuyor.

Bahsi geçen yerde Üstad Hazretleri devamla maksada işaret ediyor.

"Bu dört hüküm, Vâcib ile âlem-i mümkinat arasında da câridir. Çünkü mümkinatın vücudu, vâcibin nurundan bir gölge olduğu cihetle, vehmî bir mertebededir. Vâcibin emriyle vücud-u hariciyeye girer. Sâbit ve müstakar kalır. Demek mümkinatın vücudu bizzat hakikî bir vücud-u haricî olmadığı gibi, vehmî veya zâil bir zıll de değildir. Ancak, Vâcibü'l-Vücudun icadıyla bir vücuttur." (...)

"Salisen: Odadaki elektrik, elektrik misallerinin en uzağına en yakındır. Çünkü, o misalî misallerin kayyûmu odur."(1)

İkinci sorunuza gelince; odalardan bir tanesi hakiki, diğerleri ise bu hakiki odaya bağlı misali yani yansıma olan odalardır. Hakiki odada küçük bir değişiklik, ona bağlı olan misali odalarda otomatik olarak değişikliğe sebep veriyor. Zira misali odaların varlık sebebi, hakiki odadır. Bu sebeple hakiki odada bulunan elektrik misali, odaların hepsine eşit mesafededir, misali odaların uzaklığı yakınlığı söz konusu değildir. Hakiki odada olan az bir değişiklik, anında misali odalarda vuku bulur. Misali odaların kayyumu yani varlık nedeni; hakiki odadır.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Zeylü'l-Habbe

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeylü'l-Habbe | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4001 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

maraslihakan
Selamun aleyküm. Yukarıdaki yazıyı okudum ama peygamberimize isnad edilen bir sözde, Allahın kendi nurundan peygamberimizin nurunu yarattığı söyleniyor. Bu konularda kafam karışık. Bu konu hakkında ne söylenebilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...