Block title
Block content

"Çünkü, nefy-i nefy ispattır. Yani, yok yok ise, o vardır; yok, yok olsa, var olur." Bu sözün manası nedir ve burada bahsedilen "O" kim için kullanılmıştır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nefy-i nefy, olumsuzu olumsuzlaştırmak demektir. Mesela “evde kimse yok” dediğimizde olumsuz bir cümledir. “Evde kimse yok değil” dediğimizde, olumsuzluğu olumsuzlamış oluyoruz ki, cümle olumlu hale geçer ve evde birilerinin olduğunu bildirir.

Cümledeki “o” ise varlığı - yokluğu tartışılan “şey”i gösteriyor.

Ene bahsinde geçtiği gibi, insana zahirî bir malikiyet verilmiş tâ ki, Allah’ın malikiyetini anlasın: “Ben bu beden ülkesinin sahibi ve malikiyim, onu ben sevk ve idare ediyorum. Allah da kâinatın sahibi ve malikidir, onu sevk ve idare ediyor. Kâinat benim bedenimden ne kadar büyükse Allah’ın sevk ve idaresi, yani rububiyeti de benimkinden o kadar büyüktür.” şeklinde bir muhakeme yürütür.

Fakat bu sahiplik ve malikiyet sadece “sanal”dır ve geçici bir “varsayım” olmalıdır. İnsan Allah’ın kâinattaki malikiyetini anladıktan sonra, döner kendindeki malikiyetin sadece sanal olduğunu keşfeder onu da Allah’ın mülküne dahil eder. Böylece tüm mülkü asıl sahibine teslim etmiş olur. Aksi durumda insan kendini kendine malik farzederse, her şey kendi nefsine maliktir demek zorunda kalacaktır. Her şey kendine maliktir dediğinde de Allah’ın mülkünü sebeplere taksim etmiş olacaktır. Asıl olan bizim hiçbir şeyimizin olmadığıdır. İşte insan kendi malikiyetinden vaz geçtiğinde ancak Allah’ın malikiyetini tam olarak anlayabilir.

İnsan kâinatın en akıllı ve şuuru külli varlığı iken kendi varlığında ne kadar söz sahibidir. Bu bedeninde olup bitenlerde ne kadar pay sahidir. Bırakın pay sahibi olmayı ne kadar haberdardır.

Mesela karaciğerimizde olup bitenleri biz mi idare ediyoruz? Bırakın idareyi binlerce çeşit üretim yapan akıllara durgunluk veren bir fabrika hükmünde olan bu organımızın işlerinden ne kadar haberimiz var? Bu fabrika yalnız muntazam çalışmıyor; aynı zamanda durmadan sıkı bir bakımla yenileniyor da.

Diğer organların da muhteşem fonksiyonlarını düşünün, tabii düşünebilirseniz! Şimdi bizim bu mülkte nasıl bir hissemiz vardır dersiniz? İşte insan burada malikiyetinin bir “hiç” olduğunu fark ettiğinde herhâlde bir ineğin ya da sineğin kendi vücuduna hakimiyetinde veya sevk ve idaresinde pay sahibi olduğundan bahsedemez. Akıldan bütün bütün mahrum bitkilerde bu daha belirgindir. Hayattan da mahrum cansızlarda görülen muntazam bir kanun altındaki işleyişi mevzu bahsetmeye bilmem gerek var mı?

Yani zaten “yok” olan malikiyetimizden vazgeçtiğimizde, yani “yok” bildiğimizde, Allah’ın malikiyetini anlarız. Bizim ve ilgi duyduğumuz her şeyin O’nun var etmesi ile var olduğunu ve varlığını devam ettirdiğini biliriz.

Hiçbir şeyin kendiliğinden bir varlığı yoktur. Varlığımız Allah’ın var etmesiyle var olmuştur ve varlımızın devamlılığı da onun sayesindedir.

Varlığımız kendimize bağlı değil ve varlığımızın devamında da söz sahibi değiliz. Öyle olsaydı gençliğimiz bize “eyvallah” demeden gidemezdi. Neredeyse seyirci durumundayız. Kısacık bir ömürden sonra varlığını yitirecekken, bizi var eden ve varlığının sonu olmayan Alemlerin Rabbine mülkü teslim ettiğimizde, sonsuz bir varlığa kavuşuruz...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...