Block title
Block content

"...Çünkü resul olmasaydı, tebliğ ve tâlime memur olmazdı. Kezalik, hasrı ifade eden câr ve mecrûrun takdimi, tevhide îmadır..." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"S -  بِسْمِ اللهِ  ve  اَلْحَمْدُ ِللهِ gibi âyetlerde makasıd-ı erbaaya işaretler var mıdır?"

"C - Evet, قُلْ kelimesi, Kur’ân’ın çok yerlerinde mezkûr veya mukadderdir. Bu mezkûr ve mukadder olan قُلْ kelimelerine esas olmak üzere بِسْمِ اللهِ  tan evvel قُلْ  kelimesi mukadderdir. Yani, “Ya Muhammed! Bu cümleyi insanlara söyle ve tâlim et.” Demek besmelede İlâhî ve zımnî bir emir var. Binaenaleyh, şu mukadder olan قُلْ  emri, risalet ve nübüvvete işarettir. Çünkü resul olmasaydı, tebliğ ve tâlime memur olmazdı. Kezalik, hasrı ifade eden câr ve mecrûrun takdimi, tevhide îmadır."
(1)

Car mecrur: Başında harf-i cer bulunan kelime. İzafet halinde son kelime. Cerr'li okunan kelime. (i, ı diye okunan kelime, yani esreli)

I. Takdim-Te’hir

Cümlenin bütün öğelerini aynı anda söylemek mümkün değildir. Cümlede bazı öğeler önce, bazı öğeler ise tabiî olarak sonra gelecektir.

Takdim, normal cümle düzeninde sonra gelmesi gereken bir öğeyi öne almak; tehir ise, önce gelmesi gereken bir öğeyi sonraya bırakmaktır. Takdim-tehirde sonra gelen öğeyi öne almak, önce gelmesi gereken öğeyi ise geriye bırakmak söz konusudur. Ancak bunun bir sebebe bağlı olarak gerçekleşmesi gerekir. Belâgat kaynaklarında bu sebepler üzerinde uzun uzadıya durulmuş olmasına rağmen, bizim burada dikkat çekeceğimiz hususa pek fazla değinilmemiştir.

Takdim-tehir konusunun Kur’ân’ın hemen her yerinde rastlayabileceğimiz örneklerinden biri, harf-i cerli fiillerin mef’ulleri ile kullanımlarında görülür: Bu konudaki kural, önce fiilin daha sonra da harf-i cerle birlikte mef’ulün (mecrur) gelmesidir. Bu açıdan her harf-i cerrin öncesinde bir müteallakı (yani harf-i cerrin bağlı olduğu öğe) olup, bu harfi cerler, bağlı bulundukları fiilin anlamını ilgili isme taşırlar.

Meselâ, قَدَرَ عَلَى ‘bir şeye gücü yetmek’ fiili buna güzel bir örnek teşkil eder. Önce bu fiilin söylediğimiz kurala uygun olarak geldiği kullanımına bir göz atalım.

Meselâ Nahl, 16/75: وَضَرَبَ اللَّهُ مَثَلاً عَبْداً مَمْلُوكاً لاَ يَقْدِرُ عَلَى شَيْءٍ “Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen köleyi misal olarak anlattı” âyetinde önce fiil sonra da harf-i cerle birlikte mef’ul gelmektedir. Bu fiil mef’ulünü harf-i cerle aldığı gibi, bu fiilden türeyen ism-i fâil, mübâlağa sîgaları, sıfat-ı müşebbehe vb. kelimeler de aynı şekilde mef’ullerini yine aynı harf-i cerle alırlar. Bu kural sadece bu fiile özgü bir durum olmayıp, mef’ulünü harf-i cerle alan bütün fiiller için geçerlidir.(2) Burada da esreli harfin öne alınması ile tevhide vurgu yapılmıştır.

Dipnotlar:

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Fatiha Suresi.

(2) bk. Ahmet Yüksel, Arapça’da Harfi Cerler, Samsun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilinler Enstitüsü, 1995, s. 8-9 (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi); Mustafa Kurt, Arap Dilinde Cer Harfleri, İstanbul 1999, s. 57.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...