CÜZ’İ İRADE

“Bir anda ancak bir şey dileyebilen, iki şeye birlikte taallûk edemeyen insan iradesi”

(1) CÜZ’İ İRADE

İnsanın iradesi cüz’idir, yani insan bir anda ancak bir şey irade edebilir; birden fazla şeyi ise sırayla. Buna “teakub” deniliyor.

“İnsanın zihni ve lisanı ve sem’i; cüz’î ve teakubî oldukları gibi, fikri ve himmeti dahi cüz’îdir. Ve teakub tarîkıyla yalnız bir şeye taallûk eder ve meşgul kalır.” Muhakemat

İnsanın iradesi cüz’î olduğu için yaptığı işleri de sıra ile icra ediyor. Meselâ, insan bir anda sadece bir kelime konuşabiliyor; bir yöne bakabiliyor; bir şeye kafa yorabiliyor.

Diğer işleri de bunlara kıyas edilebilir.

Nur Külliyatı’nda geçen, “Cüz’-i ihtiyârîden dahi vazgeçip, irade-i İlâhîyeye işini bırakma” meselesi, iki şekilde değerlendirilebilir; birisi bizlere göre, diğeri Allah’ın seçkin kulları olan büyük mürşitlere göre.

Biz irademizden şöyle vazgeçebiliriz:

Nefsimizin istekleri Allah’ın rızasına ters düştüğünde, irademizi nefis hesabına değil Allah namına kullandığımız taktirde irademizden vazgeçmiş oluruz.

Büyük zatların iradeden vazgeçmeleri biraz daha farklıdır. Onlar, “Bizim uğurumuzda mücahede edenlere gelince, elbette biz onlara yollarımızı gösteririz.” (Ankebût Sûresi, 69) ayet-i kerimesine mazhar olmuşlardır.

Bu şerefe eren o bahtiyar kulları, Rabb-ı Rahîm, ilham yoluyla sevk ve idare etmekte, işlerini böylece tanzim etmektedir.

Cüz’i, meleklerde de vardır; ama insandakinden çok farklıdır. Cebrail (as.) kendisine verilen bir İlâhî emrin gereğini iradesiyle yerine getirir. İlâhî bir emri başka meleklere yine iradesiyle tebliğ eder. Şu farkla ki, onda emrin zıddına hareket etme iradesi yoktur ve insan iradesinden bu yönüyle ayrılır.

(2) CÜZ’İDEN KÜLLİYE NAZAR

Nur Derslerinde insanın, “kusur ve naksiyle” Allah’ın kemaline ayna olduğu beyan ediliyor. Bunun bir yönü de iradesinin cüzi olmasıdır. İnsan, iradesindeki bu noksaniyet ile Allah’ın külli iradesinin kemaline ayna olur.

“Kâinat bir şeceredir.” cümlesinden hareketle, bu gerçeği bir ağaçta kolayca seyredebiliriz.

Bir ağaçtaki bütün yaprakların ve çiçeklerin sırayla değil birlikte teşekkül ettiğini görüyoruz. Kâinat ağacının en son meyvesi olan insanın da yüz trilyona yakın hücresi birlikte görev yapıyorlar ve birlikte değişiyorlar. Her hücredeki yüz trilyon kadar atom da yine beraber ve birlikte çalışıyorlar.

Bütün insanların bütün hücrelerindeki bu rakamlara sığmaz icraatlar birlikte yürütüldüğü gibi, bu kanun diğer canlı türlerinin de bütün hücrelerinde, topraktaki bütün bakterilerde, denizdeki bütün balıklarda, semadaki bütün yıldızlarda hükmünü icra ediyor. Onlardaki bu sonsuz faaliyetler de yine, sırayla değil, beraber icra ediliyor.

İşte insan aklı, bu sonsuz faaliyeti ve bu sonsuz kemâli anlamaktan aciz..

Ve bu aczini tekbir ile ile getiriyor…

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...