Block title
Block content

Dağlar, taşlar hayattar mıdır? Mesela Melaike risalesinde, "Bir dağ büyüklüğüyle beraber yalnızdır, gariptir." deniyor. Bu konuyu açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dağlar, taşlar, ovalar, yıldızlar ve galaksiler elbette bizim anladığımız anlamda hayatlı değildirler, ama hayata hizmet ediyorlar. Bilinen hayat; bitki, hayvan, cin, insan, melekler ve ruhanilerde vardır. Tabi bu sayılan cinslerin hayat mertebe ve makamları aynı derecede değildirler. Bitkilerin hayatı en basit ve ilkel bir hayat mertebesinde iken, insanların hayat mertebesi en yüksek ve mükemmel bir hayat mertebesindedir.

Üstad Hazretlerinin hayat hakkındaki şu izahatı meseleyi çok güzel bir şekilde özetliyor: 

"Evet, hayat nevilerinin en ednâsı nebat hayatıdır. Hayat-ı nebatiyenin başlangıcı, çekirdekte veya habbede hayat düğümünün uyanıp açılmasıdır. Bunun keyfiyeti o kadar zahir, o kadar umumî, o kadar melûf iken, zaman-ı Âdemden şimdiye kadar hikmet-i beşerden ve felsefesinden gizli kalmıştır. İşte hayatın ne derece ince olduğu anlaşıldı."

"Ve keza, hayatı olmayan bir cisim, en büyük bir dağ da olsa tektir, yetimdir, mekânından başka birşeyle münasebeti yoktur. Lâkin balarısı gibi küçük bir cisim, hayata mazhar olduğu zaman, bütün kâinatla münasebettar olur ve herşeyle alışveriş yapar. Hattâ diyebilir ki, kâinat benim mülkümdür, benim yerimdir. Kâinatın her tarafına gider, havassıyla tasarruf eder, bütün eşya ile kesb-i muarefe eder. Bilhassa hayat-ı insaniye tabakasına çıkan hayat, aklın nuruyla âlemleri gezmiş olur. Âlem-i cismanîde tasarruf ettiği gibi, âlem-i ruhanîde gezer, âlem-i misâle seyahat eder. Kendisi o âlemleri ziyarete gittiği gibi, o âlemler de, onun ruhunun aynasında temessül etmekle iade-i ziyaret etmiş gibi olurlar. Hattâ insan, 'Âlem, Allah'ın fazlıyla benim için halk olunmuştur.' diyebilir."

"Hayat-ı insaniye, herbirisi çok tabakalara şâmil olarak, hayat-ı maddiye, hayat-ı ruhaniye, hayat-ı mâneviye, hayat-ı cismâniye gibi nevilere ayrılır, inbisat eder. Demek ziya, renk ve cisimlerin görünmesine sebep olduğu gibi, hayat da, mevcudatın kâşifi ve sebeb-i zuhurudur."

"Evet hayat, bir zerreyi bir küre gibi yapar; ashab-ı hayatın herbirisi, 'Âlem benimdir.' diyebilir. Aralarında müzahame ve münakaşa da olmaz. Müzahame ve münakaşa, yalnız nev-i beşerde olur. İşte, hayatın ne büyük bir nimet olduğu anlaşıldı."(1)

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, Âyet: 28.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, Birinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2686 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...