"Daim gelen geçen âyineler mecmuası" tabirine misâller verebilir misiniz? "Onlarda tecelli edeni bil, envarını gör ve onlarda tezahür eden esmânın tecelliyatını anla ve müsemmâlarını sev…” ifadelerini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her varlık kendisinde tecelli eden İlâhî isimlere bir ayna gibidir. İnsanın vazifesi, bu tecellileri tefekkür etmek, anlamak ve bunlardan Allah’ın varlığına, birliğine, hikmet ve rahmetine intikal etmektir. “Tecelli edeni bil” ifadesi bu mânâyı ders verir. “Envarını gör.” ifadesi esmânın tecellilerinden önce zikredildiğinden, bununla “Allah’ın varlığını, sıfatlarını ve şuunatını kalp gözüyle görme” kasdedilmiş olabilir.

“Cereyan eden suyun kabarcıklarındaki cilveler, güzellikler, nasıl kendilerinden değil; belki bir güneşin ziyasının güzellikleri, cilveleridir. Öyle de: Şu seyl-i kâinattaki muvakkat parlayan mehasin ve kemalât, bir Şems-i Sermedî'nin lemaat-ı cemal-i esmâsıdır.”(Sözler, Otuz İkinci Söz)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...