Block title
Block content

"Daima dualarıyla ve âb-ı kevser gibi feyizler, âlem-i İslâmın etrafından onun ruhuna içirilir ve defter-i a’mâline geçirilir." Buradaki "ruhuna içirilir" ile "defter-i a’mâline geçirilir" konusunu açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Belki birkaç yılanı kendinden kaçırır; ona bedel çok mübarek mahlûkları arkadaş bulur, onlarla ünsiyet eder. Veya ısırıcı yabanî eşek arılarını kaçırıp, mübarek rahmet şerbetçileri olan arıları kendine celb eder, onların ellerinden bal yer gibi, öyle dostlar bulur ki, daima dualarıyla ve âb-ı kevser gibi feyizler, âlem-i İslâmın etrafından onun ruhuna içirilir ve defter-i a’mâline geçirilir."(1)

Mide susuzluğunu nasıl su içmek ile teskin ediyor ise, ruh da susuzluğunu ibadet ve zikir gibi manevi doyuruculuğu olan nurani şeyleri içmek ile teskin oluyor. Yani insan yemek yer ceset midesi doyar, namaz kılar ruh midesi doyar.

Dua ve feyizler insanın manevi duygularını besleyen manevi rızıklardır. İnsan ne kadar dua eder feyizli ortamlarda bulunursa, o nispette manevi anlamda doyar ya da mutmain olur.

"Ruhuna içirilir" ifadesi, ibadetlerin ruha manevi gıda olmasını ifade ederken, "defterine geçirilir" ifadesi de insanın yapmış olduğu ibadet ve iyiliklerin amel defterine yazılmasını ifade ediyor. Malum, insanın en basit amelleri dahi kirâmen kâtibi melekler tarafından kayıt altına alınıyor. Ta ki ahirette hesabı görülsün. 

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Altıncı Risale olan Altıncı Kısım | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 851 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...