Block title
Block content

DAİRE-İ İTİKAD

 
Sebepler dünyasında yaşayan kişiler olarak, sonuçları elde etmek için bu sebeplere müracaat etmemiz gerekir. Meselâ, bir hasta doktora gider ve onun verdiği ilaçları kullanır. Ama iyileştiğinde “doktor beni iyileştirdi” veya “ilaçlar beni iyileştirdi” demez veya dememesi gerekir. Zira o sebepleri yaratan ve onların eliyle şifayı ihsan eden Allah’tır.

Mevlana şöyle der:

“Kur’ân, lisan-ı peygamberîden sudur etmiştir, ama; her kim ‘onu Hak söylemedi,’ derse kâfir olur.”


Ağaçların dallarıyla insanlara meyve gönderen İlahî rahmet, Resulullah’ın (asm.) diliyle de Kur’ân’ı göndermiştir. Dallar meyveleri kendileri vermediği gibi, Hz. Peygamberin dili de Kur’ân’ın gerçek menbaı değildir. Hem meyve, hem de Kur’ân İlahî cânipten gönderilmiştir.

Her mümin yakinen bilir ve itikad eder ki, “sebepler birer perdedirler, iş gören kudret-i Samedaniyetir.”

Bak: Daire-i esbab

Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2618 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...