Block title
Block content

Dar-ı imtihan olan dünyada, esmanın tecelliyatının ve ubudiyet-uluhiyet muvazenesinin ifhamı için enaniyet gerekiyor. Peki ahirette de enaniyete ihtiyaç olacak mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ahiret hayatında, Allah’ın isim ve sıfatları perdesiz ve sebepsiz tecelli edeceği için, onu anlamak ve idrak etmekte insanlar zorlanmayacak ve bir kıyasa muhtaç olmayacaklardır. Lakin bu dünyada esas olan bir çok, şey ahiret hayatında daha kamil ve mükemmel bir şekilde verilecek ve yine esas olacaklardır.

Ene orada insana lezzet kabilinden veya o isimleri ve sıfatları takdir ve tahsin noktasından hizmet edecektir. Enenin çirkin ve şerli yüzü orada olmayacağı için, sadece hayrın ve güzelliklerin derece ve mertebelerini keşifte bir alet-i hayır, ahsen olabilirler ve olacaklardır.

Göz, kulak, burun, dil  nasıl aynı ve daha kemal bir şekilde insana verilecek ise, ene de şerden arıtılmış ve kemal bir şekilde insana  verilebilir. Üstad Hazretlerinin şu ifadeleri çok açık bir şekilde konuya ışık tutar mahiyettedir:

"Hem ekser esmâ-i İlâhiyenin tecelliyâtını hissedip bilmek, zevk edip tanımak cihâzâtı yine cismaniyettedir. Hem gayet mütenevvi ve nihayet derecede ayrı ayrı lezzetleri hissedecek istidatlar yine cismaniyettedir."

"Madem şu kâinatın Sânii, şu kâinatla bütün hazâin-i rahmetini tanıttırmak ve bütün tecelliyât-ı esmâsını bildirmek ve bütün envâ-ı ihsânâtını tattırmak istediğini, kâinatın gidişatından ve insanın câmiiyetinden, On Birinci Söz'de ispat edildiği gibi, kat'î anlaşılıyor. Elbette, şu seyl-i kâinatın bir havz-ı ekberi ve bu kâinat tezgâhının işlediği mahsulâtın bir meşher-i âzamı ve şu mezraa-i dünyanın bir mahzen-i ebedîsi olan dâr-ı saadet, şu kâinata bir derece benzeyecektir. Hem cismanî, hem ruhanî bütün esâsâtını muhafaza edecektir. Ve o Sâni-i Hakîm ve o Âdil-i Rahîm, elbette cismanî âletlerin vezâifine ücret olarak ve hidemâtına mükâfat olarak ve ibâdât-ı mahsusalarına sevap olarak, onlara lâyık lezâizi verecektir. Yoksa hikmet ve adalet ve rahmetine zıt bir hâlet olur ki, hiçbir cihetle Onun cemâl-i rahmetine ve kemâl-i adaletine uygun değildir, kabil-i tevfik olamaz."(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...