"Dâr-ı lezzet ve menzil-i saadet olan dâr-ı Cennet!.." Üstad dünyanın lezzet yeri olmadığını söylüyor. Gerçek lezzet nedir, keyfiyeti nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Lezzetler dünyada haram ve helal olmak üzere ikiye ayrılır. Helal lezzetleri tatmakta bir mahzur yoktur. Üstadımızın ifadesi ile

"Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur."(1)

Helal lezzetler de ahiretteki lezzetlere nispeten gayet basit ve sönük kalır. Bu sebeple dünyanın helal lezzetleri tadımlık, ahiretin hakiki lezzetleri ise doyumluktur.

İnsanın gerçek anlamda mutlu olup huzur ve tatmine erişeceği yer cennet hayatıdır. Bu açıdan bakıldığında, dünya hayatı tatmin olup huzur bulacağımız bir yer değildir. Dünyanın lezzet yeri olmamasının anlamı bu manaya geliyor. Yoksa dünyanın meşru ve helal lezzetlerini tatmakta ve bu lezzetlerle yetinmekte bir mahzur bulunmuyor.

Allah’a ve ahirete iman etmeyen insanlar, doyumsuz duygularını dünyanın çabuk sönen lezzetleri ile tatmin edebileceklerini zannediyorlar. Oysa dünyanın çabuk sönen fani lezzetleri insanın doyumsuz duygularına karşılık gelemez ve onu tatmin edip sükûnete eriştiremez. Bu açıdan dünya dar-ı lezzet değildir.

Diğer bir mana olarak, dünya hizmet ve terakki etme yeridir, helal da olsa lezzet ve haz takip etme yeri değildir. İnsan bu dünyada hizmet eder, ahirette bu hizmetinin karşılığını görür. Bu dünyada terakki ve mücadele ile yorulur, ahiret hayatında ise ebedi lezzet alıp istirahat eder. Yani mümin bu dünya hayatında lezzet alma beklentisi içinde değil, terakki ve hizmet etme beklentisi içinde olmalıdır.

Mesela, Üstadımız hayatı boyunca sürekli iman hizmeti için çalışıp çabalamış, dünya lezzetlerine ya vakit bulamamış ya onları talep etmemiş. Harman kaldırma zamanında söğüt altında uzun uzun yatılmaz. Dünya ahiretin harman kaldırma yeri ve zamanıdır, asıl mükafat orada alınacak.

Risalelerden konuyla ilgili bazı yerler:

"Bu dünya menzilinde görünen leziz şeyler, lezzet ve zevk için değildir. Çünkü, visallerinin lezzeti, firaklarının elemine mukabil gelmez."(2)

"Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir. Lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir."(3)

"Dünya ise, bütün şaşaasıyla, âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir. Elbette zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna çıkmak ve müz’iç dağdağa-i hayat-ı cismaniyeden âlem-i rahata ve meydan-ı tayeran-ı ervâha geçmek ve mahlûkatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzur-u Rahmân’a gitmek, bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir."(4)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Altıncı Söz.
(2) bk. Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar.
(3) bk. Lem'alar, İkinci Lem'a.
(4) bk. Sözler, On Yedinci Söz, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...