Block title
Block content

Dârülharp olan bir ülkede, dershanede cuma ve bayram namazı kılınabilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Farzı muhal olarak fıkhi açıdan dershanede cuma ve bayram namazlarını kılmak caiz olsa bile, içtimai açıdan ve itidal noktasından doğru olmaz. Zira cuma ve bayram namazları ümmetin meslek ve meşrepten sıyrıldığı, herkesin beraber bulunması gerektiği kolektif bir ibadettir. Şayet her meslek ve meşrep kendi dershane ya da tekkesinde bu ibadetleri yapacak olsa, o zaman ümmetin ittihad ve birliği zedelenir, ayrışma hasıl olur. Bu da bu ibadetlerinin birleştirici vasfına uygun düşmez. Nasıl Hac ibadetinde bütün Müslümanlar meslek ve mevkisini terk ediyor, bir pota içinde eriyorsa, cuma ve bayram namazları da aynen böyledir ve böyle olması gerekir. Toplumun nazarında "Nurcular toplumdan kendilerini soyutlayarak kendi dershanelerinde cuma ve bayram namazı kılıyor." izlenimini bırakmak, hiç de müspet ve mutedil bir tavır olmaz.

Özet olarak her meslek ve meşrep sahibinin, umumi olan cuma ve bayram namazlarını kendi dershane ve tekkesinde kılması, bu ibadetlerin misyon ve felsefesine aykırıdır. Bu işin hikmet ve maslahat boyutudur.

İslam fıkhı açısından, sohbet ve vaaz yerleri cami statüsünde sayılmaz, bu yüzden buralarda cuma ve Bayram namazı kılmak doğru değildir. Cuma namazı kılınacak yer, herkes tarafından bilinen, umuma açık bir mabet olmalıdır. Büyük şehirlerde muhtelif mahallelerde açılan ve halk tarafından bilinen mescitlerde veya iş merkezlerinin uygun katlarında teşekkül ettirilen umuma açık mescitlerde, yakında cami bulunmaması veya cami bulunsa da dolu olması halinde cuma namazı kılınabilir.

Ö. Nasuhî Bilmen Hukuk-u İslâmiye ve Istılâhat-ı Fıkhiyye Kamûsu'nda Darü'l-İslâm ve Darü'l-Harb'i şöyle tarif eder:

«Darü'l-İslâm, Müslümanların hâkimiyeti altında bulunup Müslümanların emn ve eman içinde yaşayarak dinî vazifelerini ifa ettikleri yerlerdir. Müslümanlar ile aralarında müsalâha bulunmayan gayrimüslimlerin hâkimiyeti altında bulunan yerler de Darü'l-Harb'tir.» (1).

Sadece bu tarifler dahi dikkatle mütalâa edilirse, Türkiye'nin diyar-ı islâm olduğu ve bu vatana darü'l-harb diyenlerin bu iddialarında hiçbir hakikat payı bulunmadığı açıkça anlaşılır.

(1) bk. Bilmen, Ö. Nasuhî; Hukuk-u İslâmiye ve Istılâhat-ı Fıkhiyye Kamusu, s. 394.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...