Block title
Block content

"Delilin en parlak ve en geniş dairesini göstermekdir. Yoksa, bir kısım ehl-i tefsirin dedikleri gibi hafî delili bırakıp zâhir delile çıkmak değildir." Hafi delil ile zahir, cüzi ile külli delili biraz açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Haşiyede geçen ifade şöyledir:

"Hazret-i İbrahim Aleyhisselâmın Nemruda karşı imâte ve ihyâda güneşin tulû ve gurubuna intikali, cüz’î imâte ve ihyâdan küllî imâte ve ihyâya intikaldir ve bir terakkidir; o delilin en parlak ve en geniş dairesini göstermekdir. Yoksa, bir kısım ehl-i tefsirin dedikleri gibi hafî delili bırakıp zâhir delile çıkmak değildir."(1)

İbrahim (as) ile Nemrud arasındaki tevhid mücadelesi ve ispatı Bakara Suresi'nin 258. ayetinde şöyle ifade edilmektedir:

"Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim (Nemrut bu arada hür bir adamı getirip başını vurdurarak öldürüyor ve sonra bir köleyi getirip azat ediyor. Yani öldüren ve diriltenin kendisi olduğunu bununla ispat ediyor), demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez."

İşte Nemrud'un bu ikinci delil karşısında susması ve aciz kalmasını bazı alimler, İbrahim (as), hafi delilden zahir delile geçtiğinden dolayıdır, demişler. Yani birinci delil kapalıydı, net değildi ama ikinci delil, çok açık ve net bir delildi, o yüzden Nemrud bir şey diyemedi, diyorlar.

Fakat Üstadımız ise bunu yukarıya aldığımız ifadelerle yorumluyor.

(1) bk. Yirminci Mektup, İkinci Makam (Haşiye).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...