"Demek, bu dünyevî, küçücük ve sönük akıl gözüyle o büyük Cehennem görülmez. Fakat ism-i Hakîmin nuruyla bakabiliriz. Şöyle ki..." Bu hüküm gayb alemleri için umumi midir?Akıl ahiret, cennet ve cehennem gibi konuları tam kavrayamaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gaybi alemleri kavramanın ve anlamının iki boyutu vardır. Birisi o alemlerin varlığına dair gerekçe ve delillerdir ki, insan aklı bunu ayet ve vahyin terbiyesi ile idrak edip kavrayabilir. Gerçi vahiyden azade ve soyut bir akıl bunu da idrak edemiyor, lakin vahiy ve ayetler bize rehber olursa anlaşılabilir. İbn-i Sina’nın hiretin iktiza ve deliline dair "Akıl bunda gidemez." demesi buna şahittir.

Bir de bu gaybi alemlerin keyfiyetinin ne olduğu hususu var ki, bu akl-ı maaş ve süfli ile idrak edilemez. Yani şu içinde yaşadığımız hantal ve maddi dünya ile kayıtlanmış bir akıl, cennet ve cehennemin keyfiyetini anlamaktan uzak ve acizdir. Ziya Paşa’nın dediği gibi

“İdrak-i maâli bu küçük akla gerekmez,
Zira, bu terazi o kadar sıkleti çekmez.”

Yani maddi alemlerden beri ve uzak olan ulvi alemleri, maddi aklımızla tartamayız.

Üstad Hazretleri bu hususa hadisle birlikte şu şekilde işaret ediyor:

"DOKUZUNCU ESAS: Hem anlarsın ki, öyle bir Rahmân, böyle bir âlemde, öyle has ibâdına öyle ikramlar edecek; ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne kalb-i beşere hutur etmiştir. Âmennâ!"(1)

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Altıncı Hakikat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...