Block title
Block content

"Demek ey nefis! Nefsine muhabbet değil, belki adâvet etmelisin yahut acımalısın; veyahut mutmainne olduktan sonra şefkat etmelisin." Bu cümlenin açılımını yapar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan, kendisini durmadan kötülüklere sevk eden bir arkadaşını sevebilir mi? Elbette hayır! Onunla arkadaşlığı hemen terk etmesi ve yanlış tekliflerine karşı koyması gerekir. Aksi hâlde kendini büyük tehlikelere atar.

İşte nefis, “emmare” mertebesinde iken, o kötü arkadaş gibidir. İnsana daima kötülükleri emreder. İnsan, bu mertebede ancak ona düşman olmak ve onunla mücadele etmekle, manevî hayatını tehlikelerden koruyabilir.

Nefsin sözü dinlenilmeyip hayır yolunda gidilirse, zamanla nefs-i emmarenin gücü azalır. Bu hâl devam ettikçe, nefis kötülüğü emretmekten uzaklaşır ve eski hâlini kınamaya başlar. Böylece o nefs-i emmâre; nefs-i levvameye inkılap eder.

Bu arınma ve terakki yolculuğunda, bir safha sonra nefs-i mutmainne (huzura kavuşmuş, tatmin ol­muş nefis) makamına çıkılır. Artık, nefs-i emmâre döneminin yanlışlıklarından, hatalarından kurtularak huzura kavuşmuş olan bu nefse, düşman olunmaz, ona şefkat edilir ve meşru dairede zevk ve lezzet almasına izin verilir.

Meselâ, yıllardan beri namazını kılmakla Rabbine itaat yolunda yürüyen bir mümine, onun nefsi artık ne içki içmeyi, ne de kumar oynamayı emredebilir. Bu günahlardan tam uzak kalmakla huzura kavuşmuş olan bu nefsin, meşru gıdalardan istifade etmesi ve yine meşru yolla zengin olması, onun terakki yolculuğuna engel olmaz.

Cenâb-ı Hak, bu nefse hitaben şöyle buyurmaktadır:

“Ey o Rabbine muti' olan nefs-i mutmeinne (huzur içindeki nefis)! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!..”(Fecr, 89/27- 28)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Dal, Birinci Meyve | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1580 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

cemdemir
Mükemmel bir izah!
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...