Block title
Block content

"Demek, hakikate mukabil ve vâsıl ve mütemessil bu küçücük birer arş-ı mârifet-i Rabbâniyye ve bu câmi birer âyine-i samedâniyye olan nuranî kalbler..." cümlesini devamıyla açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yedinci Şua'nın Birinci Makamının On İkinci Mertebesi'nde yer alan ve Rabbini arayan seyyahın müşahade ettiği bir tevhid delilidir. Şöyle ki:

İnsanın bir çekirdeği hükmünde bulunan ve bozulmayan bütün nurani kalp ve akılların tevhide işaret etmsidir. Kabiliyetleri, yetenekleri, takip ettikleri meslekleri ve meşrepleri birbirinden farlı olduğu halde, hepsinin ortak bir hakikate inanmaları tevhidin önemli bir deli olarak ortaya çıkmaktadır.

Mesleklerin farklılığı birbirinden farklı bir çok tarikat ve yine birçok farlı kelam ekollerini netice verdiği halde, hepsi Allah'ın varlığı ve birliği konusunda en ufak bir ayrılığa girmeden, aynı noktaya parmak basıyorlar.

Demek tefessüh etmeyen, bozulmayan her akıl va kalp, Allah'ın varlığı ve birliğini birer ayna gibi göstermektedir. İşte bütün bu akılların ve kalplerin ittifakı, bir mürşit gibi bizlerin imanını takviye ediyor ve imanımıza kuvvet veriyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...