"Demek, iki vecihle kendi cemâline bakmak; biri, her biri başka başka renkte olan aynalarda bizzat müşahede etmek; diğeri, müştak olan seyirci ve mütehayyir olan istihsancıların müşahedesiyle müşahede etmek ister." Bu metni açıklayabilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte şu derece âli, nazirsiz, gizli bir cemal ise, kendi mehâsinini bir mir'atta görmek ve hüsnünün derecâtını ve cemâlinin mikyaslarını zîşuur ve müştak bir aynada müşahede etmek istediği gibi, başkalarının nazarıyla yine sevgili cemâline bakmak için, görünmek de ister. Demek, iki vecihle kendi cemâline bakmak; biri, her biri başka başka renkte olan aynalarda bizzat müşahede etmek; diğeri, müştak olan seyirci ve mütehayyir olan istihsancıların müşahedesiyle müşahede etmek ister."(1)

Tâbiri caiz ise, bütün kâinat, içindeki her mahlûk ve bâhusus kâinat ağacının en cemiyetli meyvesi olan insan, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına en mükemmel ve en geniş bir aynadır. Allah bu aynalarda kendi cemâlini ve isimlerinin farklı güzelliklerini görmek istiyor. Cenâb-ı Hak, bütün kâinatta kendi cemâl ve kemalini, haşmet ve azametini seyrederken, küçük bir çiçek aynasında da rahmet ve şefkatini müşâhade ediyor. Hepsinden kendine has ayrı bir lezzet-i mukaddese alıyor.

Gayrın nazarı “insan, melek, cin ve ruhaniyatın” nazarıdır. Bunlar iman ve tefekkür ile Allah’ın hârika sanatını, bedi’ eserlerini, isim ve sıfatlarını okuyor, anlıyor, hayret ediyor, hayran kalıyor, methediyor ve secdeye kapanıyorlar. Allah kendi cemal ve kemalinini tecellilerini bu kâmil kullarında da seyretmiş oluyor.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...