Block title
Block content

"Demek, iman bir manevi tûbâ-i cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevi bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor." cümlelerini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cümlemizin izahına geçmeden önce, merak edenler için cennetteki tûbâ ağacının mahiyetini hadis-i şerifler ile beyan edelim:

 “Tûbâ cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır.”(1)

 “Cennette bulunan herkesin bir ağacı vardır. Bu ağacın adına tûbâ denir. Onlardan herhangi biri üstüne giysisini giymek istediği zaman, o ağacın yanına gider. Oraya gittikten sonra ağacın çiçekleri açılır. Bunların içinden elbise çıkar. Bu çiçekler esas olarak altı renk olup bunların her biri dahi yetmiş renge sahiptir. Bu renklerden meydana gelen elbise, ne renk ne de şekil olarak birbirlerine benzerler. O kimse, bunlardan hangisini isterse onu alır.”(2)

“Ashabım! Cennette (tûbâ denilen) bir ağaç vardır ki, bir süvari onun gölgesinde yüz sene gezse, onun gölgesini asla bitiremez.”(3)

Şimdi cümlemizin izahına geçiyoruz:

Tûbâ bir cennet ağacı, zakkum ise bir cehennem ağacıdır. Tûbâ ağacı, lezzetin ve sürurun madeni olduğu gibi; zakkum ağacı da elemin ve azabın madenidir. Ağaçların kendilerinde olan bu özellikler, bunların çekirdek ve tohumlarında da mevcuttur. Tûbâ ağacının çekirdeği lezzetli ve güzel; zakkum ağacının tohumu ise acı ve çirkindir.

İşte imanın manevi bir tûbâ-i cennet çekirdeğini taşıması, imanda tûbâ ağacının lezzeti gibi bir lezzetin olmasıdır. Küfrün manevi bir zakkum-u cehennem tohumunu saklaması ise, küfürde zakkum ağacının meyvesi gibi bir acının ve elemin olmasıdır ki, mütalaasını yaptığımız bu İkinci Söz; imandaki bu lezzeti ve küfürdeki bu elemi iki kere iki dört eder katiyetinde ispat etmiştir.

Tûbâ ve zakkum arasında şu muhakemeyi de yapabiliriz:

İyiyi ve güzeli tuba ağacı temsil eder, kötülüğü ve çirkinliği ise zakkum ağacı. Merhamet ve sevgi erleri tûbâ ağacının meyvesinden yemişler, düşmanlık ve kin duygularıyla dolup taşanlar ise zakkum ağacının acı suyundan içmişlerdir. Tûbâ bir cennet ağacı olması hasebiyle güzellikte, itaatte ve imanda meyve vermiş; zakkum ise bir cehennem ağacı olduğu için ateşte, isyanda ve anarşide çiçek açmıştır.

Hizmet erlerinin bütün çırpınışları ise, insanların tûbâ-ı cennete giden o ulvi yola uymaları içindir.

Üstadımızın Meyvenin Üçüncü Meselesindeki beyanlarını bu makamda tefekkür etmek faydalı olacaktır. Üstadımız Meyve Risalesinde şöyle buyuruyor:

“Mesela, senin gayet sevdiğin bir tek evladın sekeratta ölmek üzere iken ve meyusâne elim ebedî firakını düşünürken, birden Hazret-i Hızır ve Hakîm-i Lokman gibi bir doktor geldi, tiryak gibi bir macun içirdi. O sevimli ve güzel evladın gözünü açtı, ölümden kurtuldu. Ne kadar sevinç ve ferah veriyor, anlarsın!"

"İşte, o çocuk gibi sevdiğin ve ciddi alâkadar olduğun milyonlar sence mahbup insanlar, o mazi mezaristanında, senin nazarında çürüyüp mahvolmak üzere iken, birden hakikat-i iman, Hakîm-i Lokman gibi, o büyük idamhâne tevehhüm edilen mezaristana kalb penceresinden bir ışık verdi. Onunla baştan başa bütün ölüler dirildiler ve 'Biz ölmemişiz ve ölmeyeceğiz, yine sizinle görüşeceğiz.' lisan-ı hâl ile dediklerinden aldığın hadsiz sevinçler ve ferahları, iman bu dünyada dahi vermesiyle ispat eder ki, iman hakikati öyle bir çekirdektir ki, eğer tecessüm etse bir cennet-i hususiye ondan çıkar, o çekirdeğin şecere-i tûbâsı olur dedim.”(4)

Bu bahsin şerhini, Efendimiz (s.a.v.)’in zakkum ağacı hakkındaki bir hadis-i şerifleri ile tamamlayalım:

İbnu Abbas (r.a.) anlatıyor: Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:

"Eğer zakkumdan dünyaya tek damla damlatılacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içeceği zakkumdan olan ehl-i cehennemin hâli ne olur!"(5)

Dipnotlar:

(1) bk. Ramuz el-Ehadis-2, s. 313/7
(2) bk. Abdulkadir Geylani (r.a.), Gunyetu't-Talibin
(3) bk. Buharî – Müslim.
(4) bk. Şualar, On Birinci Şua, Meyvenin Üçüncü Meselesi
(5) bk. Tirmizî, Cehennem 4, 2588.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Söz | Yazar: Sinan YILMAZ | Okunma Sayısı: 4117 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...