Block title
Block content

"Demek Müessir-i Hakikîden bazı karîb, bazı baîd, kısmen vasıtasız, kısmen vasıta ile, kısmen vesait ile değildir. İnsanın ihtiyarî eserindeki adem-i kemâl, cebri nefy, ihtiyarı ispat eder." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer icaddaki vasıta hakikî olsaydı ve hakikî tesir verilseydi, hem bir şuur-u küllî verilmek lâzımdı; hem de bizzarure eserde itkan-ı kemal-i san'at muhtelif olacaktı."

Allah kainatta sebeplerle iş görmeyi âdetullah yapmıştır; ama sebeplere asla yaratma vasfını vermemiştir. Dolayısı ile kainatta en küçüğünden en büyüğüne varana dek bütün varlıklar Allah’ın ilim, irade ve kudretinden çıkan kusursuz ve mükemmel sanat eserleridir. Şayet sebeplere yaratma vasfı vermiş olsa idi, bütün sebeplerin sonsuz şuur ve ilim sahibi de olması gerekecekti. Çünkü bu şuur olmasa bir şeyi yaratması mümkün olmazdı vesaire.

"Halbuki, en âdiden en âliye, en küçükten en büyüğe itkan; derece-i kemalde, mahiyetin kameti nispetindedir."

Şayet her sebebe ayrı bir yaratma vasfı vermiş olsa idi, o zaman kainatta türlü türlü sanatlar olacak ve hepsinin de kalite ve değeri başka başka olacaktı. Oysa kainatta nereye bakarsan bak, ilahi irade ve kudretten çıktığı için bütün eserler en mükemmel seviyededir. Hiçbirinde en ufak bir noksanlık ve eksiklik bulunmamaktadır. Bu da bütün varlığın bir elden çıktığının bir ispatı bir kanıtı olmaktadır, yani tevhidi ispat eden bir şahittir.

"Demek Müessir-i Hakikî'den bazı karîb, bazı baîd, kısmen vasıtasız, kısmen vasıta ile kısmen vesait ile değildir."

Allah’ın irade ve kudret sıfatı mutlak ve sonsuz olduğu için, eşyanın bu sıfatlara uzak/yakın, araçlı/araçsız olması söz konusu değildir. Çünkü Allah bir şeyi yaratırken sadece ol der o da oluverir. Allah için uzak yakın, araçlı araçsız eşittir.

Uzak/yakın, araçlı/araçsız kavramları insan açısından bir anlam ifade eder. Mesela, insan yakın olduğu bir şeyi iyi anlar ve iyi yönetirken, uzak olan bir şeyi anlamakta ve yönetmekte zorluk çeker, çünkü insan aciz ve mahdut bir irade ve kudrete sahiptir.

"İnsanın ihtiyarî eserindeki adem-i kemâl, cebr-i nefy, ihtiyarı ispat eder."(1) 

İnsan iradesi ile yapılmış eserlerin mükemmel olmaması (ilahi eserlere göre) kainatta ilahi iradenin mutlak hükmettiğine kati bir delildir. Çünkü sebepler içinde irade ve şuuru en yüksek olan insanın eseri, ilahi eser karşısında böyle sönük kalırsa, diğer sebeplerin icat ve yaratma konusunda mutlak aciz olduğu çok açık demektir.  

(1) bk. Hutbe-i Şâmiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Hutbe-i Şamiye | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 726 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...