Block title
Block content

"Denizlerde vukua gelen medd ü cezir gibi, evliya arasında da bast-ı zaman, tayy-ı mekân mes'elesi şöhret bulmuştur." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Denizlerde vukua gelen medd ü cezir gibi, evliya arasında da bast-ı zaman, tayy-ı mekân mes'elesi  şöhret bulmuştur."

Bast-ı zaman; zamanın genişlemesi,  kısa zamanda çok işlerin görülmesi; tayy-ı mekân ise mekânı aşmak, mekân kavramının kayıtlarından kurtulup bir anda çeşitli yerlerde birlikte bulunmak demektir.

Hak dostlarının çoğunda görülen bu kerametler hakkında Üstat hazretleri “Bu gibi vukuat, istiğrab ile inkâr edilmesin. Zira bu gibi garib mes'eleleri tasdike yaklaştıran misaller pek çoktur.”  buyuruyor ve misal olarak rüyayı veriyor.

İnsan uykuya daldığında, artık beden kaydından kurtulmuştur. Üstadımız ölüm için yaptığı birbirinden güzel tariflerin birinde “ıtlak-ı ruh” tabirini kullanır. Itlak; kayıtlardan azade olmak, kayıtsız olmak demektir. Ölümün küçük kardeşi olan uykuda da bu mana bir derece hükmeder. Uykuya geçen insanın, artık ne görmek için göze, ne işitmek için kulağa, ne de yürümek için ayağa ihtiyacı vardır.

Bir nevi tayy-ı mekân ile en uzak beldelere hemen ulaştığı gibi, bast-ı zaman ile de yıllar alacak işleri bir dakika içinde görüp bitirir.

Dersin sonunda geçen, “Ruhu cismaniyetine galib olan evliyanın işleri, fiilleri sür'at-ı ruh mizanıyla cereyan eder.”  hükmü, evliyanın tasarruflarında çokça görülmüştür. Fütuhat-ı Mekkiye namındaki büyük mecmua bir günde iki buçuk defa mütalaa edilmiş, bir anda kırk ayrı davete icabet edilmiş, bir dakikada Kur’an hatmedilmiştir. Ramazan Risalesi, kırk dakikada; Yirmi Sekizinci Söz, yirmi dakikada telif edilmiştir.

Tayy-ı mekânın da bast-ı zamanın da en ileri derecesi ve en büyük misali miraç mucizesidir. Üstat hazretleri burada çok önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor:

"Mi'rac yoluyla beka âlemine girdi. Beka âleminin birkaç dakikası, bu dünyanın binler senesini tazammun etmiştir."

Ruh, beden kaydından kurtulup rüya âlemine girince, çok harika işleri çok kısa bir zamanda yapabilmektedir.  Bu işler yine bu dünyada, yani “fena âleminde” cereyan etmektedir. Şu var ki, bu dünya hayatında da olsa, âlemlerde değişiklik meydana gelmiştir; yakaza (uyanıklık) âleminden nevm (uyku) âlemine geçilmiştir. Başka bir âleme geçilince, o yeni âlemin hükümleri de farklı oluyor.

Peygamberimiz miraç ile bambaşka bir âleme, beka âlemine girdi. O âlemin birkaç dakikası, bu dünyanın senelerinden daha bereketli olabilir ve olmuş.

Beka âlemine geçiş, rüya âlemine geçmekten çok ileri bir mazhariyettir. O âlemde icra edilen faaliyetler de yine bu dünya işlerinden çok farklı ve çok ileridir. Bundan anlaşılıyor ki, Hazret-i Musa aleyhisselama “ Sen beni göremezsin.”  buyrulması, “Sen, beni bu fena âleminde göremezsin.” manasınadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Şemme | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 851 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...