Block title
Block content

Ders anlatmak için kürsüye çıkan ablamız, çoğu zaman Nurlara perde oluyor, yaptığı izahat okunan yerle bağlantılı olmuyor. Bunu kendisine anlatmaya çalıştıysak da kabullenmiyor. Ne yapmamızı tavsiye ederiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, bu gibi durumlarda orta bir yol takip edilerek, ne şahıslar kırılıp rencide edilmeli ne de bir hata ve arıza yüzünden cemaat huzursuz edilmelidir. O şahsa usulü ile hatası anlatılmalı, daha da anlamıyorsa, bu durum meşveret edilip "cemaatin ortak bir tavrı ve kararıdır" denilip gerekli ikaz yapılabilir. Lakin yumuşak bir üslup ile yapılmasına dikkat etmek gerekir.

İkincisi, kürsü hizmeti tanzim edilmeli, sürekli aynı yüzlerin çıktığı bir makam olmamalıdır. Yani bahsettiğiniz abla ayda bir kez ders yaparsa, bu rahatsızlık asgari seviyeye çekilmiş olur. Çünkü insanların meziyet ve  anlayışları muhteliftir, birisinin tarzından hoşlanan diğerinden hoşlanmayabilir. Bu yüzden kürsü her meziyetin meziyetini sınırlı bir şekilde sergilediği bir hale gelmelidir. Böylece herkes kendi beğendiğini görür beğenmediğini sürekli görmekten kurtulmuş olur.

Üçüncüsü, cemaatin sevk ve idaresini bir şahsa irca etmek meşveret ahlakına uygun değildir. Meşveret cemaatin ortak aklı kolektif bir vicdanı hükmündedir. Şahıslar yanılıp hata edebilirler, ama meşveret bundan ekseriyetle vabestedir. Tabi meşvereti öne çıkarayım derken şahsiyetleri de bütünü ile yok etmemeye dikkat etmek gerekir. Yani şahsiyetler ile meşveret arasında mutedil bir denge kurmak gerekir. Yoksa ya şahıslar cemaati dağıtır ya da cemaat olacağım derken şahıslar heba olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ihlasnur

Kabullenmiyorsa şayet dersi kaydetin sonra kendisine izletin kendisi de görsün. Kendi malumatını izah eden ve insanları bıktıranlara fazla yüz verilmemeli ki kendisini bir şey sanmasın. eğer hizmete zarar veriyor meşveret kararlarını da tanımıyorsa ihraç edilmeli diye düşünüyorum

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
fakirullah
Bu maalesef çok umumi bir sorun. Yaşamaktan ziyade bilgiçliğe niyetli olduğumuzdan tokat yiyoruz. Evvela Risale dersi "anlatılmaz", "okunur". Okuyan nefsine okur, önceden yaptığı bir çalışma, külliyattan atıf veya izahı varsa açar onu da okur, ders esnasında kendisine açılan bir mana varsa akıl ve kalp mihengine vurup onu da paylaşabilir -eğer ehil ve ihlaslı ise. Hizmet nefsimize ettiğimiz kadar hizmettir. Elbette bunu böyle anlamak da hemen olmuyor. Bahsedilen durum için kardeşlerle hep beraber çok ciddi "Hizmet Rehberi" okunmasını tavsiye ederim, dönerli ders olsun, kimse izah külfetine girmesin, anlayamadığı veya nasıl tatbik edeceğini anlamadığı kısmı sorsun. Yani cevap değil sual makamında ders okunsun. Biz bir dönem bu şekil yaptık hamdolsun herkes daha içine dönmeye çalıştı. Sadece o ablayı devreden çıkaran tedbir yapabilirsiniz ancak yerine gelen de bir süre sonra "iyiyim" zannedip nefsine yenilir, perde olmaya başlarsa sorun devam eder. Oradaki şahsı maneviyi Hizmet rehberine bağlamak lazım inşallah.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...