Block title
Block content

DEVİR

 
Devir ve teselsül, kelâm ilminde, Allah’ın varlığını ispat için başvurulan iki ayrı metodun isimleridir.

Devir, “dönme ve aktarma” gibi mânâlara gelir. Mesela A’yı anlamak için B’ye muhtacız. B’yi anlamak için de A’ya muhtaç olursak buna "devir" denir.

Allah’ın varlığı ispat edilirken “Çünkü peygamberler O’nu haber vermişlerdir” desek, “Peygamberlerin Allah tarafından gönderildiğini nereden bileceğiz?” sorusuna da “Çünkü Allah peygamberler gönderdiğini haber veriyor” desek devir lazım gelir.

Bu konuda şu meşhur misâl verilir: “Yumurtayı kim yaptı?” diye sorulduğunda, farazî olarak, "tavuk" diye cevap verilir. "Peki, tavuğu kim yaptı?" diye sorulduğunda "onu da yumurta yaptı" denilir. Buna göre, tavuğu devreden çıkardığınızda yumurta yumurtayı yapmış olur. Buna göre bir şey kendi kendini yapmış demek olur. Bu ise muhâldir ve mânasızdır.

Aynı şey tavuk için de söylenebilir. Yumurtalar devre dışı bırakıldığında tavuk tavuğu yapmış olur.

Teselsül ise “birbirine bağlı olma, bir silsile meydana getirme,” demektir.
Teselsülde bir şey silsile hâlinde tâ ilk atasına kadar götürülür ve o ilk atanın mutlaka bir yaratıcısı olması gerektiği ve onu yaratan kim ise bütün torunların da yine O’nun mahluku olacakları ifade edilir.

Teselsülde ise, “Tavuğu kim yaptı?” denildiğinde, yine farazî olarak, bu işi yumurtanın yaptığı söylenir. Sonra, “Yumurtayı kim yaptı?” denildiğinde, onu da önceki tavuğun yaptığı ifade edilir. O tavuğu bir önceki yumurtanın, onu da daha önceki tavuğun yaptığı farz edilerek, böylece bir silsile hâlinde tâ ilk tavuğa yahut ilk yumurtaya kadar varılır. Mahlukat, ezelî olmadığına göre, bu iş sonsuza kadar uzayamaz; bir noktada durulacaktır. İşte o noktada, bir yaratıcının varlığı kabul edilecektir.

Bak: Teselsül
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2470 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...