Block title
Block content

"Diğeri, emr-i tekvînîdir ki, fıtrî kanunlarla âdetullahın tazammun ettiği emirlerdir. Meselâ, ilmin i’tâsı, mânen ameli emrediyor; zekânın i’tâsı, ilmi emrediyor; istidadın bulunması, zekâyı; aklın verilmesi,.." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın kainatta iki türlü şeriatı vardır. Birisi Allah’ın kelam sıfatından gelen ve vahiy ve peygamberler vasıtası ile insanlığa gönderilen dinlerdir. Dinler insanların ibadet ve toplumsal hayatlarını tanzim eden ve insanlara hakta rehberlik eden semavi emir ve yasaklardır. Bu şeriata uyan, hem dünya hayatında hem de ahiret hayatında mesut ve bahtiyar olur. 

Diğer şeriat ise, Allah’ın irade ve kudret sıfatından gelen tekvini şeriattır. Yani kainata konulmuş bütün kanun ve adetullahlardır. Çekirdeğin bir sistem ile çatlayıp büyümesi, yıldızların hassas bir şekilde yörünge içinde hareket etmeleri, bütün canlıların hayat şartlarının ve rızıklarının mükemmelen tanzim ve tedbir edilmesi, hepsi irade sıfatından gelen şeriatın meseleleri ve hükümleridir.

 İşte, nasıl kelam sıfatından gelen dinin hükümlerine uymak, insanların ve cinlerin görev ve vazifesi ise, şu irade sıfatından gelen fıtri ve tekvini şeriata da uymak yine bütün insanların ve cinlerin görev ve vazifesidir. Dine uymayanların ekserisi ahiret hayatında ceza çekerler; ama fıtri şeriata, yani kainatın bilimsel yasalarına uymayanlar peşinen cezasını bu dünyada fakir ve zelil olarak çekerler. Bu, mümin olsun kafir olsun fark etmez. Kainattaki adet ve kurallara uymayanların peşinen zelil ve hakir olmaları Allah’ın değişmez bir kanunudur.

Kainatın maddi şeriatına uymak her insan üzerine farzdır. Bunların terki ve başkalarına havalesi kabil değildir. Maalesef Müslüman dünya, Kur’an ve sünnet çizgisinden uzak bir hayat yaşadıkları için, bu nimetlerin keşfinde önceliği ekseri olarak kafirlere kaptırmışlardır. Bunun tek sebebi de Allah’ın tekvini ve fıtri şeriatına uymamalarıdır.

Halbuki İslam insanlara çalışmayı ve dürüstlüğü emrediyor. Demek biz bu emre yetirince özen gösteremedik, keşif hakkı kafirlerin eline geçti. Yapılacak tek şey var; Allah’ın hem İslam şeriatına hem de fıtri şeriatına, yani bilim ve teknolojiye sımsıkı sarılmaktır. O zaman inşallah İslam dünyası bu makus talihini kırar ve her iki cihanda bahtiyar ve mesut bir hayat sürer.

Bu mülahaza ile meseleye bakacak olursak; insana fıtraten verilen kabiliyet ve cihazların hepsi bir amaca binaen verilmiştir. Mesela ilim kabiliyeti insana amel etmek için, cesaret cihat için, kudret ise çalışmak için verilmiştir. Kudreti alınmış felçli bir adama, gel şu inşaatta çalış demek nasıl abes ise, gücü kuvveti yerinde olan birisinin de felçli gibi atıl ve tembel olması da aynı derecede abestir; tekvini şeriata isyan etmek demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...