"Diğerinde dâü’l-husumet ile ihtilâl sıtması var. Ben de fikr-i milliyeti uyandırarak, ışıklandırarak, tiryâk-misâl adalet ve muhabbeti o nur ile mezc ettirerek, sulfato-misâl bir ilâç veriyorum." Burada "fikri milliyet" ne anlamda kullanılmıştır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Diğerinde dâü’l-husumet ile ihtilâl sıtması var. Ben de fikr-i milliyeti uyandırarak, ışıklandırarak, tiryâk-misâl adalet ve muhabbeti o nur ile mezc ettirerek, sulfato-misâl bir ilâç veriyorum. İşte böyle bir hekimdir ki, vatan hastahânesinde, bîçare etfâli helâktan halâs eder."(1)

Düşmanlık (husumet) hastalığının ilacı, İslam milliyetçiliğinin toplumsal damarlara aşı edilmesidir. Nasıl cehalet hastalığının ilacı fen ilimleri, kalp zafiyetinin ilacı da din ilimleridir. Husumet ve ihtilaf gibi toplumu ayrıştıran ve bölen kanserin ilacı da içerisine adalet ve muhabbet iksiri katılmış İslam kardeşliği ve İslam milliyetçiliğinin toplum içinde hayat bulmasıdır.

Buradaki fikr-i milliyet tabiri İslam kardeşliği anlamına gelen İslam milliyetidir. Yoksa etnik anlamda bir milliyet değildir. Zaten millet kavramı İslam literatüründe din ile müteradiftir. Bakara suresinin sonunda geçen, "...Kafirlerin kavmine karşı bize yardım et." (Bakara, 2/286) ayeti de aslında insanlığın temelde iki millet olduğunu ifade etmektedir; mümin ve kâfir milleti. Evet, Üstad Bediüzzaman'ın Münazarat'ta geçen milliyet ile ilgili şu tesbiti konumuza güzel ışık tutar:

"Milliyetimiz bir vücuttur; ruhu İslâmiyet, aklı Kur’ân ve imandır."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar.
(2) bk. age., Haşiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...