Block title
Block content

Dimağın mertebeleri ile nefsin mertebeleri arasında bir bağlantı var mıdır; hangisi hangisine karşılık geliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tahayyül: Hayal etmek, bir şeyi önce zihinde canlandırmak demektir. İnsan zihnini bir düşünce fabrikasına benzetecek olursak, düşüncenin ilk işlem ve ham durumu bu hayal kısmıdır. Yani insan önce hayal ederek düşünmeye başlar.

Tahayyül, nefsin ilk aşaması olan nefs-i emmare olarak düşünülebilir.

Tasavvur: Bir şeyi zihinde şekillendirmek, tasarlamak manalarına geliyor. Yani hayal edilen tabloların biraz daha işlenmiş ve şekillenmiş aşaması oluyor. Kalptan gelen soyut manalar hayal ve tasavvur aşamasında betimlenip şekilleniyor. Böylece ilk somut merhalesi başlamış oluyor.

Tasavvur, nefsin ikinci aşaması olan nefs-i levvame olarak düşünülebilir.

Taakkul: Düşüncelerin hayal ve tasvir aşamasından çıkıp, akıl odasında değerlendirildiği aşamadır. Yani akıl bu hayal ve tasvirleri eline alıp inceliyor tahkik etmeye başlıyor. Daha da somut bir veri haline dönüşüyor.

 Taakkul, nefsin iüçüncü aşaması olan nefs-i mülhime olarak düşünülebilir.

Tasdik: Bir fikrin ya da düşüncenin hayal, tasvir ve akıl edilme aşamasından geçip onaylandığı ve doğru telakki edildiği aşamadır. Bu aşamada akıldan ziyade kalp hükmeder yani onaylamak veya onaylamamak işlemi kalbin bir hassasıdır. Tasdik hükümdür kişi bundan mesuldür. Diğer hayal, tasvir ve taakkul aşamaları  hüküm olmadığı için  kişi mesul olmuyordu.

Tasdik, nefsin dördüncü aşaması olan nefs-i mutmainne olarak düşünülebilir.  

İz’an: Basiret, anlayış ve  teslim olup itaat etmek manalarına geliyor. Bir şeyin hakkaniyetine ve doğruluğuna kalp ve akıl ile beraber karar vermek demektir. Bazen kalp bilir akıl bilemez, akıl bilir kalp karar veremez. İz’an da ise hem akıl hem de kalp şuur ve idrak içindedir.

İz’an, nefsin beşinci aşaması olan nefs-i radiye olarak düşünülebilir.

İltizam: Bir şeyi kendine lâzım kılma, icrasına cehdettiği şeyi kendi üzerine vâcib ve zorunlu kılma haline denir. Aynı zamanda  bir şeyi gerekli bulma, tarafgirlik etme, birinin tarafını tutmak manasına da geliyor. İnsan akıl ve kalp olarak gerekli ve doğru bulduğu bir şeyi artık kendi için icra edilmesi gerekli görev olarak görür ve ona bütün gayreti ile taraftarlık gösterir.

İltizam, nefsin altıncı aşaması olan nefs-i mardiyye olarak düşünülebilir.

İtikad: Bir şeyi kalp ile tasdik dil ile ikrar etmek demektir. Artık bu aşamada fikirler ve düşünceler düşünce ve fikir değil inanç meselesi haline gelmiştir. Bu inancında çok mertebe ve makamları vardır. Düşünce fabrikasının mahsul ve ürün verme merhalesi denilebilir.   

İtikat, nefsin yedinci ve son aşaması olan nefs-i kamile olarak düşünülebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...