Block title
Block content

Doğu ile Batı arasında eskisi gibi fark görünmüyor. Fıkhi kaidelerin, mezheplere göre güncellenmesi, revize edilmesi mümkün müdür?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fıkhi kaidelerin, mezheplere göre güncellenmesi ve revize (gözden geçirilmesi) edilmesi ehil bir heyetin eli ile pekala mümkün olabilir. Ancak bunlar, içtihadi konularda, zamana, örfe göre verilmiş hükümlerde geçerli olur. Bunu da her konuda ehil uzmanların bulunduğu bir heyet tarafından yapılması gerekir.

Üstadımız bu ehil heyetin niteliklerini şu şekilde ifade ediyor:

"Binaenaleyh, Kur'ân'ın ince mânâlarının ve tefsirlerde dağınık bir surette bulunan mehasininin ve zamanın tecrübesiyle fennin keşfi sayesinde tecellî eden hakikatlerinin tesbitiyle, her biri birkaç fende mütehassıs olmak üzere muhakkıkîn-ı ulemadan yüksek bir heyetin tetkikatıyla, tahkikatıyla bir tefsirin yapılması lâzımdır. Nitekim, kanunî hükümlerin tanzim ve ıttıradı, bir ferdin fikrinden değil, yüksek bir heyetin nazar-ı dikkat ve tetkikatından geçmesi lâzımdır ki, umumî bir emniyeti ve cumhur-u nâsın itimadını kazanmak üzere millete karşı bir kefalet-i zımniye husule gelsin ve icma-ı millet, hücceti elde edebilsin."

"Evet, Kur'ân-ı Azîmüşşanın müfessiri, yüksek bir deha sahibi ve nâfiz bir içtihada malik ve bir velâyet-i kâmileyi haiz bir zat olmalıdır. Bilhassa bu zamanlarda, bu şartlar ancak yüksek ve azîm bir heyetin tesanüdüyle ve o heyetin telâhuk-u efkârından ve ruhlarının tenasübüyle birbirine yardım etmesinden ve hürriyet-i fikirlerinden ve taassuplarından âzâde olarak tam ihlâslarından doğan dâhi bir şahs-ı mânevîde bulunur. İşte, Kur'ân'ı ancak böyle bir şahs-ı mânevî tefsir edebilir."

"Çünkü 'Cüzde bulunmayan, küllde bulunur.' kaidesine binaen, her fertte bulunmayan bu gibi şartlar, heyette bulunur. Böyle bir heyetin zuhurunu çoktan beri bekliyorken, hiss-i kablelvuku kabilinden olarak, memleketi yıkıp yakacak büyük bir zelzelenin arefesinde bulunduğumuz zihne geldi."(1)

Bu vasıflara haiz ilmi bir heyetin, mezheplerin içtihadi konularını, zamana ve örfe göre verilmiş hükümlerini yeniden gözden geçirmesi ve günümüzün şartlarına göre güncellemesi mümkün ve caiz olabilir.

Ayrıca, Mecelle’de olduğu gibi, ilmi heyet hak mezheplerden birinin görüşünü tercih ederek kanunlaştırabilir. Böylece, hak içtihatlardan biri, zamana, zemine, şartlara, topluma göre kanun haline getirilebilir. Böylece toplumda birlik ve beraberlik sağlanmış olur.

Ancak, batıl ve bid'at bir kaygı ve usul ile mezhepleri tadil etmeye kalkmak cinayet ve ihanet olur. Bir takım bid'at ehli hocaların müçtehitliğe soyunarak hak mezhepleri ümmetin nazarından düşürmeye çalışması, bu cinayete ve hıyanete bir örnek olabilir.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, İfadetü'l-Meram.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...