Block title
Block content

Dokuzuncu Söz'de, anlatılan namazın manalarını, namazın içinde iken mi düşünmek gerekir; bu durumda huşu nasıl sağlanır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Namazın en büyük erkanı; huşu ve huzurdur. Yani namazda iken, Allah’ın huzurunda olduğunun farkında olunma halidir. Diğer rükünler rukü ve secde gibi, bunlar bu manaya yardım eden vasıtalar gibidir.

İnsanın iki işi bir anda yapabilmesi için, her iki işte de meleke ve maharet sahibi olması gerekir. Mesela avam birisi Fatiha’nın manasını anlamak noktasında meleke ve maharet sahibi olmadığı için, sadece Fatiha’yı anlamaya odaklanırsa, diğer işi olan namazı unutur. Böylece namazdaki huzur gider, hatta rekatları da karıştırmaya başlar.

Ama ruhen terakki etmiş bir insan, her iki halde de meleke ve maharet sahibi olduğu için, Fatiha’nın manasını namazdaki huzuru bozmadan düşünebilir. Tıpkı direksiyonu güçlü olan bir şoför ile acemi bir şoför gibi... Usta şoför şoförlükte terakki ettiği için, hem direksiyon kullanır, hem de dikkati bozmayacak ufak işleri yapabilir. Ama acemi şoför direksiyonu kullanırken bir pencereyi bile açmakta zorlanır. Bazen pencere açayım derken huzur bozulur, kaza yapar.

Namazda bu inceliklere dikkat etmek gerekiyor. Yoksa Dokuzuncu Söz'deki o hikmetleri düşüneyim derken, namazın huzuru bozulabilir.

Namazın bütün hikmetleri, namazın huzuru ile ilgili de olmayabilir. Yani namaza olan şevk ve arzuyu çoğaltmak için de, bu hikmetleri okumak gerekir. İlle de namaza dair bütün hikmetleri, namaz esnasında düşünmek gerekmiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

fakirullah

9.sözdeki tarife göre namazın manası tesbih, tazim, şükürdür. Yani Cenabı Hakk'ın Celal, Cemal ve Kemaline ruhun, kalbin mukabelesidir. Celal, cemal ve kemalin ayinesi de iki vakit arasında müşahede ettiğimiz tasarrufat-ı İlahiye'dir. Namazdaki ilk tekbirden evvel cüz'i bir kast ile bu tasarrufat ve iki vakit arasında mazhar olduğumuz Rabbimizin nihayetsiz nimetleri akla getirilirse, kalp hemen bu ihsanı yapan Zat'a karşı tesbih, tazim etme hissine girer. Allahu Ekber deyip sebepler aleminden sıyrılır, ihsan sahibine döner, O'nu tavsif etmeye başlar. Namazdaki ef'al ve kelamlar ile Rabbine olan şükrünü, Rabbinin tasarrufunun kusursuzluğunu, bütün mahlukata yapılan ikramların genişliğini ilan etmek ister. Elhasıl cüz'i bir tefekkürle akıl kapı açınca kalben de huşu ile 9.sözdeki manalar fıtri bir surette insana gelir, insan 9.sözün satırlarında gezer gibi huşu ile namazını kılar.

9.sözdeki manalar namaz esnasında fıtri olarak insana gelmiyorsa, insan hissesine kanaat edip, 9.sözü daha mütefekkirane ve hissederek, her vakitteki kendisine verilen nimetleri iyice düşünerek, o manalara kalbini yakınlaştırmaya çalışmalıdır. Yoksa namazdaki fıtri halini bölüp 9.sözü düşünmeye çabalamak huşuyu bozar. Namaz fıtratın Rabbisine mukabelesidir, eğer celal cemal ve kemale karşı mukabele edemiyorsak iman ilmini daha ciddi tefekkürle gafletimizi izale etmeliyiz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...