Block title
Block content

Dokuzuncu Söz'de Üstad Hazretleri, tesbihat sıralamasını farklı yapmaktadır. Üstad'ın kendi hususi tesbihatındaki uygulaması da bu şekilde miydi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu sıralama, yazıldığı yere has bir sıralamadır. Aynı konu Mesnevi-i Nuriye'de de işlenmektedir. Aşağıda da görüleceği gibi, orada normal tesbihatın sıralaması takip edilmiştir. Üstad Hazretleri, tesbihatta mevcut sıralamayı takip ederdi.

"İ’lem eyyühe’l-aziz! “Sübhanallah”, “Elhamdü lillah”, “Allahu ekber” —bu üç mukaddes cümlenin faidelerini ve mahall-i istimallerini dinle:

"1. Kalbinde hayat bulunan bir insan, kâinata, âleme bakarken, idrâkinden âciz, bilhassa şu boşlukta yapılan İlâhî manevraları görmekle hayretler içinde kalır. İşte bu gibi hayret ve dehşet-engiz vaziyetleri, ancak “Sübhanallah” cümlesinden nebean eden mâ-i zülâli içmekle o hayret ateşi söner."

"2. Aynı o insan, gördüğü leziz nimetlerden duyduğu zevkleri izhar etmekle, hamd ünvanı altında in’âmı nimette ve Mün’imi in’amda görmekle idame-i nimet ve tezyid-i lezzet talebinde bulunarak, “Elhamdü lillâh” cümlesiyle nîmetler definesini bulan adam gibi nefes alıyor."

"3. Aynı o insan, mahlûkat-ı acibe ve harekât-ı garîbeden aklının tartamadığı ve zihninin içine alamadığı şeyleri gördüğü zaman, “Allahü ekber” demekle rahat bulur. Yani, Hâlıkı daha azîm ve daha büyüktür. Onların halk ve tedbirleri kendisine ağır değildir."(1)

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...