Block title
Block content

Dördüncü Lem'a, Dördüncü Nükteye istinaden; "Ehl-i sünnet ve cemaat" tabirini izah eder misiniz, buradaki cemaatten maksat nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Buradaki "cemaat" tabiri Peygamber Efendimiz (asm)'in sünnetini harfi harfine takip ve taklit eden ehli hakkın genel bir adıdır. Sahabeler ve onu takip eden tabiin ve onları takip eden tebe-i tabiine uyan İslam ümmeti manasınadır.

Daha da somut olarak ifade edecek olursak itikatta Eşari ve Maturidi, amelde Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli mezhebini takip eden bütün İslam ümmeti cemaat kapsamına girer. Bir nevi İslam aleminin kolektif aklı, ümmetin ortak vicdanı, İslam medeniyetinin omurga ve iskeletini teşkil eden kitle demektir.

Şia ve Haricilik gibi diğer cemaat ya da mezhepler ise, İslam dairesinde olmakla birlikte yukarıda tarif ettiğimiz cemaatin içinde ve kapsamında değildirler. Bunlar Kur’an ve sünneti kendi bozuk ve hevai fikirlerine göre yorumlayıp ümmetin ortak aklı olan Ehl-i sünnete muhalif hareket ettikleri için, cemaat kapsamına girmezler, bunlar ancak bidat kapsamına girerler...

Bu husus Hadis-i Şerifte şu şekilde beyan ediliyor: 

Peygamberimiz,

"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat olacaktır." buyurmuş.

Peygamberimiz bu hadîsi irad edince ashab sormuşlar:

- Yâ Resûlâllah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?

Şöyle cevap vermiş:

- Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır! Yâni Ehl-i sünnet ve cemaat mensuplarıdır."

Hz. Peygamber (s.a.s) Ebû Hureyre'den rivayet edilen bir hadislerinde şöyle buyurur:

"... Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, kurtuluşa eren fırka (Fırka-ı Naciye) dışında kalan yetmiş iki fırka cehenneme gidecektir."(1)

Bu hadislerden de anlaşılacağı üzere, Ehl-i sünnetin dışındaki sapkın bidat fırkaları ehli necat değil, ehli ateştirler. Yalnız ehli ateş olmaları ehli küfür olup ebedi cehennemde kalacakları anlamında değildir. Bidat fırkaları İslam dininin temel ve muhkem konularını inkar etmedikleri müddetçe kafir sayılmazlar. Onlarda Müslümanlardır lakin Peygamber Efendimiz (asm)'in mübarek sünnetini kendi hevalarına göre yorumlayıp bozdukları için ateşe müstahak oluyorlar.

 Şayet  bidat ehli birisi, imanla kabre girerse, sadece savunduğu bidat fikrinden dolayı azap görecektir, cezasını çektikten sonra kurtulacaktır, yani ebedi cehennemde kalmayacak. Bu noktadan düşünecek olarsak netice itibari ile ehli necat sayılabilirler.

Yalnız Ehl-i sünnetin büyük alim ve müçtehitleri, bidat üzere yaşamanın imansız kabre girme riskini çoğalttığını da bildirmişlerdir. Bu sebeple bidat fikirlerden yılandan akrepten çekindiğimiz gibi çekinmemiz lazımdır. Mesela Şia ve Vehhabilik ehli bidattır, çok noktalarda sünnete aykırı gitmişlerdir, bu nedenle ehli necat değildirler. Üstad Hazretleri de bu iki mezhebi ehli bidat olarak değerlendiriyor.

(1) bk. Ebu Davud, Sünnet, Hadis no: 4597, IV/198; İbni Mace, Fiten, 17, Hadis no: 3991, 3992, 3994, 3995, II/1321-1323; Darimí, Siyer, 75, 2521, II/158; Tirmizí, İman ,18, Hadis no: 2640, V/25.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5135 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...