"Dördüncüsü: Onun için bir nevi varlık demek olan, hafızaların levhalarında temessül eden Rabbânî tesbihlerin bekası..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu mevcudat-ı seyyâle ancak birer aynadır ve zeval, fenâ ve bekalarında taayyünat-ı itibariyelerinin değişmesiyle altı cihetten teceddüde mazhardır..."

Şu akıp giden mevcudat ve eşya Allah’ın isim ve sıfatlarına birer aynadırlar. Belli bir zamanda belli bir müddetle zaman sahnesine çıkarlar, asıl maksat olan manalara hizmet edip, zaman sahnesinden tekrar çekilirler. Değişen ve kaybolan eşyanın maddesidir, hizmet ettiği mana ve güzellikler daimi ve bakidirler. Mesela, bir elma bir mevsimde taayyün eder, yani görünür manaya hizmet eder, sonra kaybolur. Ama arkasından gelen başka elmalar o gayeyi devam ettirirler. İşte o maddî elmanın bir defa görünmesi ve sonra kaybolması taayyünat-ı itibariyedir.

"Birincisi: Güzel mânâlarının ve misalî hüviyetlerinin bekası."

Elma üzerinden gidecek olursak, bir elma esası ve ruhu hükmünde olan İlahi isimlere hizmet ettikten sonra maddesi dağılır ve kaybolur. Lakin ruhu yani o elmanın arkasında işleyen asıl esmâ baki olduğu için elmanın manası ve türü kaybolmuyor. Mesela, son üç yüz yıl içinde milyonlarca maddî elma kaybolup gittikleri halde arkasından gelenler onları bir cihetle temsil ile devam ettiriyorlar. Elmanın nev’ ruhu, insan ruhu gibi baki kalıyor.

"İkincisi: Suretlerinin elvah-ı misaliyede bâkî kalması."

Yine elma üzerinden gidecek olursak, elmanın maddesi o güzel manaya hizmet ettikten sonra kaybolsa bile âlem-i misalde onun fotoğrafı baki kalıyor. Evet, âlem-i misal, maddî âlemin manasının alınıp muhafaza edildiği bir âlemdir ki, her fani madde, o âlemde bir cihetle ölümsüzleşip beka kazanıyor.

"Dördüncüsü: Onun için bir nevi vücut demek olan, elvâh-ı mahfuzada mütemessil Rabbânî tesbihatının bekası."(1)

Elvah-ı mahfuz, her şeyin kayıt ve muhafaza edildiği levh-i mahfuzdur ki, her bir eşyanın fıtri ibadet ve tesbihatları bu levhada temessül ediyor. Yani bir cihetle aynı ile o levhada hayat bulup bekaya mazhar oluyor. Mesela, bir çiçeğin fıtri tesbih ve ibadetleri levh-i mahfuzda aynı maddî âlemde olduğu gibi hatta daha da rasih ve sağlam bir şekilde vücuda mazhar olup orada bakileşiyor.

Temessül; “bir şekil ve sûrete girme” bir şeyin bir yerde aynı ile tezahür edip yansıması demektir. Bir cismin aynada görünmesi temessülün en basit bir misalidir. Temessülün en üst perdeden tecellisi o cismin, o yerde aynı ile görünmesi demektir.

Meselâ bir mumun etrafında on adet ayna bulunsa, o mum her bir aynada temessül eder. Bir tek mum iken, on mum olur.

Cebrail (as) nuranî bir varlık olduğu için, temessül sırrı ile bir anda binlerce yerde zâtı ile bulunur, aynı ile temessül eder. Arştaki Cebrail (as) ile Dıhye suretinde Resul-i Ekrem Efendimizin huzuruna gelen Cebrail (as) aynıdır. Ancak Arş çok câmi’ ve geniş bir ayna olduğu için, Cebrail (as) bütün haşmet ve azameti ile arşta temessül eder. Haşmet ve azamet aynanın kabiliyetine göre oluyor.

Madem her bir şey kader levhalarında temessül ediyor, öyle ise bu dünyadaki fena ve zeval hakiki değil, sadece bir tebeddüldür.

(1) bk. Şualar, Dördüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...