Block title
Block content

"... dört erkân-ı imaniyeyi içine almakla 'Lâ ilâhe illâllah' rüknüne denk tutulan 'Muhammedun Resulullah' risalet-i Muhammediye (a.s.m.)..." Bu cümleyi açıklarken, neden 'dört erkan' dediğini de izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, Kur'ân'da Zât-ı Ahmediyeye en büyük makam vermek ve dört erkân-ı imaniyeyi içine almakla Lâ ilâhe illâllah rüknüne denk tutulan Muhammedun Resulullah risalet-i Muhammediye (a.s.m.) kâinatın en büyük hakikati ve zat-ı Ahmediye (a.s.m.) bütün mahlûkatın en eşrefi ve hakikat-i Muhammediye (a.s.m.) tabir edilen küllî şahsiyet-i mâneviyesi ve makam-ı kudsîsi, iki cihanın en parlak bir güneşi olduğuna ve bu hârika makama liyakatine dair pek çok hüccetleri ve emareleri, kat'î bir surette Risale-i Nur'da ispat edilmiş."(1)

Kelime-i tevhidin birinci cümlesi Allah (cc),  ikinci cümlesi Hazreti Muhammed (asm) şeklinde olup bu iki cümleden birisi eksik olduğu zaman hakiki iman tahakkuk etmiş olmuyor. Bu da hüküm bakımından her iki cümlenin müsavi ve denk  olduğu anlamına geliyor.

Buradaki eşitlik ve denklik hüküm bakımındandır, yoksa -haşa- azamet ve kibriya bakımından bir eşitlik ve denklik söz konusu değildir. Allah’ın bu iki cümleyi eşit ve denk bir şekilde imana şart koşması Hazreti Peygambere (asm) verdiği değerin ve makamın ne kadar yüksek ve ulvi olduğunu ayrıca gösteriyor.

Kelime-i tevhidin ikinci cümlesi ayrıca birinci cümlenin en büyük ispatı ve en geniş izahı konumundadır. Evet tevhidi bütün incelik ve mertebeleri ile insanlığa ders veren Hazreti Muhammed (asm) Efendimizdir.

Özetle, bir kimse "La ilahe illallah" deyip "Muhammeden Resulullah" demez ise, imanı sahih olmuyor. Bu da her iki cümlenin hüküm bakımından eşit ve denk olduğunu gösteriyor.

Hazreti Peygamber Efendimiz (asm) imanın altı rüknünü de izah ve ispat etmiştir. Burada dört denilmesi; Kur’an ve nübüvvet meselelerine izafe ile konuşulmasındadır. Yani Hazreti Peygamberi (asm) öven Kur’an, övülen de nübüvvet olunca, ifade dört iman rüknü şeklinde söyleniyor. Zira kitap ve nübüvvet rükünleri cümlenin içinde zaten zikrediliyor. Ayrıca altı iman rüknü denilmesine ihtiyaç kalmıyor.   

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Onuncu Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...