Block title
Block content

Dört hatvenin, ilgili oldukları ayetlerle ilişkilerini izah eder misiniz? Bazı ayetlerin ilgili yerlerle bağlantılarını kuramıyorum...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hatve" kelime olarak adım atmak anlamına geliyor. Istılahta ise, salikin manevi seyrinde adım adım hakka yanaşması ve yaklaşmasını ifade ediyor. Yani hatve tarikata ait bir terim olsa da, bu kelimeyi genel anlamda kullanmanın bir mahzuru yoktur. Nakşiler on hatvede, Kadriler yedi hatvede sonuca ulaşırken, Nur mesleği dört hatvede sonuca ulaşıyor. Bu kıyaslama benzerlik kıyaslaması değil, kısalığı ve sonuca çabuk ulaşmayı ifade eden bir kıyaslamadır.

Risale-i Nur mesleğinin hakikatleri ve özellikleri dört adım ve dört hatve şeklinde izah edilmiştir. Risale-i Nur yolunun dört adımdan oluşması  ve  bu adımların da kısaca izahı şöyledir:

1. Hatve: Nefsi temize çıkarmamak.

"Nefislerinizi temize çıkarmayın." (Necm, 53/32)

Nefsini temize çıkaran acz ve fakrını göremez. Yani nefsin acizliğini ve fakirliğini görebilmek için, önce bu ayetin emrine riayet etmek gerekir. Zira kusursuz bir nefis telakkisi acz ve fakrı anlamaya engeldir.

2. Hatve: Ölüm ve hizmette nefsi düşünmek, zevk ve arzularda unutmak.

"Allah'ı unutanlar gibi olmayın ki, Allah da onlara kendi nefislerini unutturmuştur." (Haşir, 59/19)

Bu ayette tefekkürün önemine bakıyor. Yani Allah’ı sürekli tefekkür eden bir adam,  varlık ve benlik davasına değil acizlik ve fakirlik davasına yönelir. Aksini yapan yani Allah’ı tefekkür etmeyen daima nefsini ve isteklerini tefekkür eder ki bu da büyük bir felakettir. 

3. Hatve: Kusuru kendinde görüp, eriştiği iyilikleri, kudret ve zenginliği Allah’tan bilmek.

"Sana her ne iyilik erişirse Allah'tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi nefsindendir." (Nisâ, 4/79)

Bu ayetin acz ve fakre işareti zahirdir. İnsan nefsinde kusur ve aczden başka bir şey görmemelidir. Öyle ise kusuru kendimizden iyiliği ise Allah’tan bilmeliyiz. Bu bilmek de tefekkür ile olur.

4. Hatve: Benliği unutup, kendi varlığını, Allah’ın tecellîsine bir ayna olarak bilmek.

"Her şey helâk olup gidicidir, Ona bakan yüzü müstesnâ." (Kasas, 28/88)

Bu ayet insanın varlık ve benlik noktasından bir hiç olduğuna işaret ediyor ki acz, fakr ve tefekkürün temeli de zaten bu hiçliğe dayanıyor.

Yukarıda özetlendiği gibi, kamil bir mümin olmanın ve Allah’ın rızasına ulaşmanın kısa ve etkileyici bir formüldür bu hatveler. Bu adımları Allah’a giden basamaklar olarak görebiliriz. Zaten bu basamakların hepsi ayet ve hadislerden mülhem basamaklardır. Bu dört hatve daha ziyade nefsin ıslahı sadedince acz ve fakr üzerine gidiyor. Şefkat ve tefekkür, ıslahtan ziyade terakkiye merci iki esastır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...