"Dost şahsî kazancımla, kardeş ubudiyet noktasındaki, talebe de Kur'an'ın dellallık noktasındaki kazancıma dâhildir." diyor Üstad. "Şahsî kazanç", "ubudiyet noktasındaki kazanç" ve "dellallık noktasındaki kazanç"ların farkı nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad'ın şahsî kazancı, kendisinin şahsî ibadetlerinden hâsıl olan sevaptır ki, bir insanın ne kadar manevî kuvveti ve kemalatı da olsa, şahsî kazancı mahdut ve sınırlıdır. Yanlış anlaşılmasın, buradaki mukayese Üstad'ın üç şahsiyeti içinde yapılan bir mukayesesidir. Yani Üstad'ın bedenen yaptığı ibadetlerden hâsıl olan sevap, diğer iki şahsiyetinden hâsıl olan sevaplar yanında en zayıf halkadır.

Dost ise, kardeş ve talebe sınıflandırması içinde en zayıf olanı olmasından dolayı, Üstad'ın ancak şahsî kazancına mukabil kalıyor. Yani zayıf zayıfla; kuvvetli de kuvvetli ile eşleşiyor.

Üstad'ın abdiyet ve ubudiyet noktasındaki şahsiyeti, şahsî ve bedenî ibadetlerinden biraz daha vüs’atli ve daha câmi’dir. Zira şirket-i manevî ve bir takım ibadet keyfiyetleri Üstad'ın kulluk ve ibadet yönünü genişlendiriyor.

Mesela, bir insan bir gecede en fazla bin rekât namaz kılabilir, ama şirket-i manevî sırrı ile milyonlarca talebeden akıp gelen sevap havuzundan hâsıl olan sevabın yanında bu bin rekât hiç hükmündedir. Üstad bu şirket-i manevinin kurucusu veya en büyük hisse sahibi olmasından dolayı, ibadet ve kulluk noktasından ayrı bir şahsiyet ve abdiyet teşekkül ediyor. Bu da zayıf ve hasta bedeni ile yaptığı ibadetlerin çok üstünde bir ibadettir. Kardeş olanlar işte bu ibadet ve ubudiyetten hâsıl olan şahsiyet ile münasebet peyda ediyor.

Üstad'ın üçüncü şahsiyeti ise, Kur'an’a olan hizmet ve dellallığından hâsıl olan bir şahsiyettir. Bu şahsiyet diğer iki şahsiyetin çok üstündedir. Zira Kur'an hakikatlerini neşir ve tebliğ etmek bütün zamanları ve mekânları kuşatan çok geniş ve küllî bir hizmettir. Böyle olunca, bütün zaman ve mekânlarda Kur'an ile münasebeti olan herkesin sevabına hissedar oluyor. Abdiyet noktasından sadece nur şirketi ile münasebet peyda ediyordu, ama Kur'an hakikatleri öyle yüksek bir mahiyette ki, belki bütün cin ve melekleri de içine alır bir mahiyeti vardır.

Talebe olmak ise bir nevi Kur'an ile irtibat kurma demektir. Kur'an ise bütün zaman ve mekânları kuşatan ezelî ve ebedî bir kelam olmasından, talebesine de geniş ufuklar açıyor ve sevap kaynaklarını da genişletiyor.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Talebe, dost ve kardeş kategorilerinden hangisine girdiğimizi nasıl anlarız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...