Block title
Block content

"Dua ubûdiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünkü dua eden adam duasıyla gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki, en küçük işlerime ıttılaı var ve bilir. En uzak maksudlarımı yapabilir..." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Dua ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünkü dua eden adam duasıyla gösteriyor ki:"

"Bütün kâinata hükmeden birisi var ki, en küçük işlerime ıttılaı var ve bilir. En uzak maksudlarımı yapabilir. Benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyleyse, bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri O yapıyor ki, en küçük işlerimi de Ondan bekliyorum, Ondan istiyorum."(1) 

Aciz ve elinden hiçbir iş gelemeyen bebek, nasıl ihtiyaçlarını ve arzularını anne ve babasına ağlamak ile bildirir. Aynı şekilde, şu kainat beşiğinde aciz ve elinden hiçbir şey gelmeyen insan da meramını ve arzularını dua vasıtası ile Rabbine bildirir. 

Rabbimizin  dualarımızı işitip bize karşılık vermesi ve bizi ciddiye alıp kendine muhatap yapması kainatta en büyük şeref ve en açık hakikattir. İşte dua Allah ile insan arasında böyle en büyük bir iletişim, en tatlı bir diyalogdur. Aynı zamanda tevhidin en parlak bir göstergesidir. Zira cansız ve elinden hiçbir şey gelmeyen şeylere ne kadar seslensek ve  yalvarsak bizi asla işitip, bizimle muhatap olamazlar. Zaten onlar da bizim gibi miskin ve aciz mahluklardır.

İnsan, Allah’ın sonsuz sıfatları ile her şeyi kuşattığını ve her şeyden haberdar olup her muhtacın sesini işittiğini ancak dua ve ibadet vasıtası ile idrak edebilir. Dua ve ibadeti terk eden birisi hakikat noktasında sağır ve ürkütücü bir karanlığın içindedir. 

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup'un Birinci Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...