Block title
Block content

Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya aynasında temessülle parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir... Cümlesini devamıyla açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya aynasında temessülle parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir. Evet, müstakbel, mâzinin aynasıdır. Mâzi berzaha, yani öteki âleme intikal ve inkılâp ettiğinde, suretini ve şeklini ve dünyasını istikbal aynasına, tarihe, insanların zihinlerine vedia ediyor. Onlara olan mânevî ve hayalî muhabbetleriyle dünya muhabbeti tatlı olur. Meselâ, arkadaşlarının ve akrabasının timsallerini ve fotoğraflarını hâvi büyük bir aynayı yolunda bulan bir adam, şark cihetine giden adamların memleketlerine gidip onlara iltihak etmek için çalışmayıp da, o aynanın içindeki timsallerle uğraşır, muhabbet eder. İşte bu adam gafletten ayıldığı zaman, "Eyvah, ne ediyorum? Bunlar şarap değil, seraptır. Bunlarla uğraşmak azb değil azaptır" der, arkadaşlarına yetişmek üzere şark seferine tedarikâtta bulunmaya başlar." (1) 

Dünyanın tatlı hallerinden biri de; dünyada yaşayıp daha sonra ahirete intikal eden güzel ve sevimli insanların, geride bıraktıkları tatlı ve sevimli hatıraları ve kalıcı izleridir. Onlara olan o manevi hayali muhabbetle, dünyadaki hayatımıza dahi mutlu ve huzurlu oluyor. Akıllı adam odur ki; sadece onların hayalleriyle avunmasın, belki onların gittiği memlekete gitmek için bir şeyler tedarik etmeye çalışsın. Onlara kavuşmanın yollarını arasın. Yoksa, su zanedip arkasına düştüğü şeyin serap olduğunu anlamayan adam gibi azap çeker. Ne zaman onun su değil de serap olduğunu anlasa, serabı bırakıp gerçek suyu aramaya başlar. Mesnevi-i Nuriye'de geçen şu ifadeler de konumuzu teyid etmektedir;

" İ'lem eyyühe'l-aziz! Kabir, âlem-i âhirete açılmış bir kapıdır. Arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azaptır. Bütün dost ve sevgililer o kapının arka cihetinde duruyorlar. Senin de onlara iltihak zamanın gelmedi mi? Ve onlara gidip onları ziyaret etmeye iştiyakın yok mudur? Evet, vakit yaklaştı. Dünya kazûratından temizlenmek üzere bir gusül lâzımdır. Yoksa, onlar istikzarla ikrah edeceklerdir.

Eğer İmam-ı Rabbanî Ahmed-i Farukî bugün Hindistan'da hayattadır diye ziyaretine bir dâvet vuku bulsa, bütün zahmetlere ve tehlikelere katlanarak ziyaretine gideceğim. Binaenaleyh, İncil'de "Ahmed," Tevrat'ta "Ahyed," Kur'ân'da "Muhammed" ismiyle müsemmâ iki cihanın güneşi, kabrin arka tarafında milyonlarca Farukî Ahmed'lerle muhat olarak sâkindir. Onların ziyaretlerine gitmek için niye acele etmiyoruz? Geri kalmak hatâdır."
(2)

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'l-Habbe. 

(2) bk. Mesnevi-i Nuriye, Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeylü'l-Habbe | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3938 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...