Block title
Block content

"Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya aynasında temessülle parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir. Evet, müstakbel, mâzinin aynasıdır. Mâzi berzaha,.." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünya hayatına Allah adına ve onun ismi ile bakılırsa, her şey çok güzel ve çok tatlı bir levha hükmüne geçer. Yani şu dünya hayatı ya Allah’ın isim ve sıfatlarının talim edildiği ulvi bir mektep ya ahiret hayatının kazanıldığı verimli bir mezra, ya da nefis ve hevaya hitap eden adi ve geçici bir oyuncaktır. Dünyanın ilk iki yüzü hidayeti temsil eden iki güzelliktir.

Dünya hayatını güzelleştiren esbabdan biri, dünya aynasında temessülle parlayan hidayet nurları ve büyük insanların sevgili ve sevimli timsalleridir.”(1)

Bu cümle, dünyanın iki güzel yüzünün ancak hidayet ve hidayetin hameleleri olan  büyük insanların irşadı ile mümkün olacağına işaret ediyor. Yani hidayet ve hidayetin taşıyıcıları olan büyük insanlar olmasa, dünya hayatının sadece çirkin üçüncü yüzü insana hitap eder. Bu da insana saadet ve huzur değil, azap ve çirkinlik verir.

Demek dünyanın gerçek güzelliği ve saadeti, hidayet ve onun vasıtaları olan büyük insanlardır. Zira dünyanın gizli ve kapalı yüzleri bunlarla açılıyor, yoksa insanın kısır benliği ve aklı, dünyanın iki güzel yüzünü açmaya yetmiyor.

"Evet, müstakbel, mâzinin aynasıdır. Mâzi berzaha, yani öteki âleme intikal ve inkılâp ettiğinde, suretini ve şeklini ve dünyasını istikbal aynasına, tarihe, insanların zihinlerine vedia ediyor." (2)

Gelecek, geçmişin aynasıdır. Yani geçmişte görünen bütün güzellikler, gelecekte temessül sırrı ile, yani aynı ile görünüp tezahür ediyor demektir. Geçmiş dönemler maddi noktadan berzaha, yani kabre gitmiş olabilirler. Lakin manevi ve format olarak geleceğe irsiyet ediyorlar. Yani esaslarını ve hakikatlerini geleceğe devredip, maddi suretini terk ediyorlar demektir.

Peygamber Efendimiz (asv), maddi olarak kabre gitse de, onun manevi sureti ve manevi kimliği halen içimizde ve kalbimizde devam ediyor. Onun getirdiği hidayet ve ruh, halen dünyanın en tatlı ve güzel bir levhası hükmündedir.

Kainatta hiçbir şey mutlak anlamda yok olup kaybolmuyor, sadece zaman ve boyut değiştiriyor. Ruh ve inanç noktasından bu boyutların da bir önemi yoktur. Nitekim Peygamber Efendimiz (asv) halen ümmetinin başında ve onlar ile alakadardır. Rüya, yakaza, keramet gibi yollarla ümmeti ile diyalog içinde olması bunun en büyük ispatıdır.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Zeylü'l-Habbe

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...