Block title
Block content

Dünya kıyametten sonra, üzerindekilerini mahşere nasıl boşaltacağı keyfiyeti kaynaklarda mevcut mudur? Bu dökülüş kıyametten sonra dünyada enkaz haline gelmiş tüm mevcudatı mı kapsar yoksa; yoksa insan kemikleri ve zerreleri için mi geçerlidir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Elhasıl: Cennet ve cehennem, şecere-i hilkatten ebed tarafına uzanıp eğilerek giden bir dalın iki meyvesidir. Meyvenin yeri ise, dalın müntehâsındadır."

"Hem şu silsile-i kâinatın iki neticesidir. Neticelerin mahalleri, silsilenin iki tarafındadır. Süflîsi, sakîli aşağı tarafında; nuranîsi, ulvîsi yukarı tarafındadır."

"Hem şu seyl-i şuûnâtın ve mahsulât-ı mâneviye-i arziyenin iki mahzenidir. Mahzenin mekânı ise, mahsulâtın nev'ine göre, fenası altında, iyisi üstündedir."

"Hem ebede karşı cereyan eden ve dalgalanan mevcudat-ı seyyâlenin iki havuzudur. Havuzun yeri ise, seylin durduğu ve tecemmu ettiği yerdedir. Yani, habîsâtı ve müzahrefâtı esfelde, tayyibâtı ve sâfiyâtı âlâdadır."(1)

Dökülmek tabiri, bir teşbih ve bir temsildir. Yoksa bir nehrin denize maddi dökülmesi gibi bir dökülme değildir. Bir insanın ölmesi ve kabre konulması ve sonra kabir hayatına başlaması, dünyadan ahirete bir dökülme sayılır. Bütün insanlığın mahşerde toplanması ve hesaba çekilmesi ve sonra cennet ve cehenneme gitmeleri hep bu dökülmek teşbihi ile ifade ediliyor.

"İşte hatıra gelen şudur: Nasıl ki, meselâ Amerika'da bütün milletler umumî bir kongreye davet edilse, her millet büyük gemisine biner, oraya gider. Öyle de bahr-i muhît-i kâinatta, bir senede yirmi beş bin senelik uzun bir seyahate alışan küre-i arz, ahalisini alır, gider, mahşer meydanına boşaltır."

"Hem, her otuz üç metrede bir derece-i hararet tezayüd ettiği delâletiyle, merkez-i arzda bulunan cehennem ateşinin hadisçe beyan olunan derece-i hararetine muvafık iki yüz bin derece-i harareti taşıyan ve hadisin rivâyâtına göre dünyada ve berzahta Büyük Cehennemin bazı vazifelerini gören ateşini cehenneme döker; sonra emr-i İlâhî ile daha güzel ve bâki bir surete tebeddül eder, âhiret âleminden bir menzil olur."(2)

Cehennemlikleri cehenneme götüren gemi ve binek şu içinde yaşadığımız dünyadır. Evet, nasıl gemiler denizlerin içinde yüzüyor ise, dünya da mahşer okyanusunun etrafını gemi gibi yüzerek dolaşıyor. Dünyanın kendi ve güneş etrafında hızla dönmesi ve bir hedefe doğru ilerleyerek gitmesini, Üstad Hazretleri mahşer meydanının etrafını çizmek şeklinde tarif ediyor. Yani dünya ilk yaratılışından bu yana büyük ve geniş mahşer meydanını çizerek ilerliyor. Elbette bir gün gelecek, sekeneleri olan insanları son durak olan cennet ya da cehenneme boşaltacaktır. Tabiri yerinde ise, dünya öyle bir yolcu gemisi ki, cennet ehlini de cehennem ehlini de gideceği yere götürür demektir.

 Dünya sadece sekeneleri olan insanları değil, merkezinde magma denilen ve küçük cehennem olarak tasvir edilen ateş kütlesini de cehenneme boşaltacaktır. Bir nevi yük gemisi gibi hareket edecek, her yükü adresine eninde sonunda teslim edecektir. 

Dünya, maddi olan yükünü belki bir nehirin denize suyunu boşalttığı gibi boşaltabilir, lakin insanı boşaltması yukarıda ifade ettiğimiz gibi mecazi bir boşaltmaktır. Bu hususun keyfiyeti ile ilgili bir hadis ya da ayete ulaşamadık.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Birinci Mektup.

(2) bk. a.g.e., Üçüncü Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

k.toprak
Yardımınız için teşekkür ederim arşatırma zahmetinizi ise Allah sonsuz rahmetlere tebdil eylesin
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...