Block title
Block content

"Dünyada cereyan eden ve husüle gelen her bir şeyin iki vechi vardır. Biri ahirete bakar ki, nefs-ül emirde en sabit, en ağır bu vechi vardır..." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ’lem eyyühe’l-aziz! Dünyada cereyan eden ve husule gelen herbir şeyin iki veçhi vardır: Biri âhirete bakar ki, nefsülemirde en sabit, en ağır bu vecihtir. İkincisi dünyaya, nefsine ve hevâya bakar. Bu vecih, hakaret, hiffet ve zevalden öyle bir mevkidedir ki, kalbin teessürüne, teellümüne, ıztırabına, düşüncelerine bais olacak bir kıymette değildir."(1)

Dünyada ahirete bakan ve ona hizmet eden şeyler kalıcı ve devamlıdır. Nefis ve şeytana bakan şeyler ise, anlıktır ve devamı yoktur.

Mesela, dünyada namaz kılar, oruç tutar, zekat veririz; bunlar bize ahirette ışık olur, köşk olur, cennet olurlar. Yani ahiret için yapılan amellerin devamı ve mükafatı cennette karşımıza çıkar.

Ama nefis ve şeytana uyup -Allah korusun- içki içeriz, zina ederiz, kumar oynarız, bunların zevk ve lezzeti anlık olup devamı olmadığı gibi cezası da cehennem gibi dehşetli bir hapistir.

İşte dünyada husule gelen her şeyin böyle iki yüzü ve iki yönü vardır. Ahirete bakan ve onu netice veren yüzü gayet ağır ve esaslı iken nefis ve şeytana bakan yüzü gayet hafif ve basittir, ama cezası ağırdır.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Hubâb.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Hubab | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1581 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...