Block title
Block content

Dünyada tek din İslam değil midir; dinler arası dialog (Müslüman-Hristiyan ittifakı) nasıl olabilir, konu hakkında bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hattâ, hadis-i sahihle, âhirzamanda İsevîlerin hakikî dindarları ehl-i Kur'ân ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları"(1)

Yukarıda geçen ittifak kavramı; iki dinin müntesipleri arasındaki; beşeri, askeri, ticari, siyasi ve sosyal ilişkişer anlamındadır ki; Peygamber Efendimiz (asv) dönemi başta olmak üzere, İslam tarihi diyalog örnekleriyle doludur.

Diyalog: İki kişinin karşılıklı konuşması ve iletişim kurmasıdır. Mesela, Kur’an, Allah ile kulları arasından bir diyalogdur. Hadisler, Peygamber Efendimiz (sas) ile insanlar arasında bir diyalogdur. İnsan, fıtrat itibari ile konuşan bir varlık olduğu için, iletişim ve sorunlarını da diyalog ile karşılıklı konuşmak ile hallediyor.

Bu diyalogun çok türleri vardır. Biri iktisadi diyalogtur. İnsanlara mal satmak ve ticaret yapabilmek iyi bir diyalogcu olmaktan geçer. İyi bir politikacı, iyi bir diyalogcudur. İyi bir idareci, iyi bir diyalogcudur. Bunun misallerini çoğaltabiliriz. İnsan hayatının her sahasına girmiş olan diyalog manası, elbette dinler arası diyalogu da meşru kılar. Tabiri diğerle, din mensupları arasındaki diyalogu mecbur ve meşru kılar.

Dinler arası diyalog ile dinler arası ittifak farklı şeylerdir. Dinler arası diyalog, karşılıklı hoşgörü içinde iletişim kurmak demektir. Dinler arası ittifak ise, bazı ortak konularda ortak paydalarda, ortak hareket etmek demektir. Bunun da dinin özüne ve ruhuna aykırı bir durum olmaması halinde bir sakıncası yoktur. Mesela İslam ve Hristiyanlığın ortak düşmanı olan komünizme karşı ortak mücadele etmesi ve dayanışma içinde olması, ne dinen, ne de siyaseten mahsurlu değildir. Diyalog ve ittifakın meşruluğuna dair Kur’an ve sünnette çok deliller vardır.

İslam’ın başka dinler ile birleşmesi ve karma bir din anlayışı ise batıldır. Genelde insanların diyalog ve ittifaktan anladığı ve bir birine karıştırdığı husus, bu karma ve birleşme hadisesidir. Yani biraz şu dinden, biraz bu dinden alalım, yeni karma bir din yapalım düşüncesi ile diyalog ve ittifak taban tabana zıt şeylerdir. Böyle karma bir din anlayışı, ne tarihte vardır, ne de din mensupları bunu kabul eder. Onun için dinler arası diyalog, dinlerin karışımından çıkan yeni bir din oluşturma gayreti değildir. İslam dini o kadar kuvvetli ve hak bir dindir ki, diyalogdan zararlı değil, kazançlı çıkar. Zaten İslam, barış ve hoşgörü ortamlarında yeşermiş ve gelişmiş bir dindir.

Barış ve diyalog ortamı ile şiddet ve karmaşa ortamına işaret eden bir intakı bilhak nevinden bir misal verelim.

Bir gün güneş ile rüzgar iddiaya girerler. Karşıdan gelen atlı adamın üzerindeki paltoyu kim çıkarabilir diye. İlk denemeyi rüzgar yapar. Kuvvet ve fırtınasına güvenerek tamam der. Yavaş yavaş esmeye başlar. Atlı adam bakar rüzgar çıktı.  Önü açık paltosunun düğmelerinden bir kaçını iliklemeye başlar. Rüzgar biraz daha sertleşir ve acı acı esmeye başlar. Tabi adam paltosunu daha da sıkı sıkı örtemeye başlar. Rüzgar  sinirlenip iyice fırtına halinde esmeye başlayınca, adam en sonunda atından inip bir mağaraya sığınır. Başarısız olan kaba rüzgar, sırayı güneşe devreder. Güneş latif bir sıcaklık ile hararetini bir gönderir o adam önce paltosunun düğmelerini bir bir açmaya başlar. Sonra güneş hararetini artırır ve adam paltosunu çıkardığı gibi gömleğini de açar. Güneş şiddetli ve kaba rüzgara karşı bahsi kazanır.

Aynen bu misaldeki gibi biz, İslam’ı, ecnebilere karşı güneş gibi hareket ederek anlatmamız gerekir. O zaman onlar, sinelerini ve kafalarını bize açarlar. Ama kaba yel gibi onlara sertlik ve kuvvet ile yaklaşırsak, onlar bize gönüllerini ve kafalarını kapadığı gibi, İslam’a karşı tavır alıp düşman olurlar. İşte diyalog ve barış ortamı, güneşin haline; savaş ve kaba kuvvet ise, rüzgarın haline benzer.

Yanlış anlaşılmasın, Müslümanların ordusu, gücü, silahı olmasın demiyoruz.  Ama günümüz artık ispat ve ikna dönemidir. Güç ve silah geçici bazı arizi durumlar içindir. Bu yüzden ecnebilere karşı medeni bir diyalog ile İslam’ı anlatmak  bu zamanda daha zarurudir.

Günümüzde küreselleşme, zaten farklı medeniyet ve dinleri bir köyün ahalisi gibi yapmış. Her hususta bir alış verişimiz oluyor. Böyle bir ortamda diyalog ve barış, insanların bir birlerini tanımakta ve kaynaşmasında hızlandırıcı bir unsurdur. Bu da İslam güneşinin doğuşuna hız veren bir faktördür. Öyle ise İslam güneşinin önüne dar ve kaba fikirlerimiz ile perde olmasak, hizmet olarak yeterdir. Zaten İslam, yayılma istidadında olan bir dindir.

(1) bk. Lem'alar, Yirminci Lem'a (Haşiye).

İlave bilgi için tıklayınız:

- DİNLER ARASI DİYALOG

- Hristiyan Ruhanileri Kimlerdir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...