Block title
Block content

"Dünyanın bin sene mes’udâne hayatı, bir saat hayatına mukàbil gelmeyen Cennet hayatının; ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rüyet-i cemâline mukàbil gelmeyen bir Cemîl-i Zülcelâl..." Açar mısınız; buradaki sayılar mecazi mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Rakamlar dünya, cennet ve rü’yet arasındaki azim farkı ifade etmek için kullanılan sembolik birer ifadedir.

Çünkü bütün kemal ve cemalin kaynağı Allah’ın zat-ı akdesidir. Cennet ve dünyada görülen cemal ve kemaller ise, bu kaynaktan gelen bir tecelli bir cilve bir yansımadan başka bir şey değildir. Dolayısı ile Allah’ı görmedeki lezzet ile cennet ve dünyadaki lezzetler arasındaki fark çok büyük olur.

Bu fark cennet ile dünya arasında da geçerlidir; çünkü cennette Allah’ın isimleri dünyadaki gibi perdeli değil perdesiz tecelli ediyor. Cennette isimler perdesiz tecelli ettiği için cennetteki güzellik dünyadaki güzelliklerden daha parlak daha haşmetli daha mükemmel oluyor.

Dünya veya cennetteki mazhariyet asla rü’yete yetişemez. İsterse her iki dünyada da bir milyon yıl yaşasa yiene fark etmez. Aynı ölçü ve nispet dünya ile cennet arasında da geçerlidir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Nurun fedaisi
"Dünyanın bin sene mes’udâne hayatı, bir saat hayatına mukàbil gelmeyen Cennet hayatının; ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rüyet-i cemâline mukàbil gelmeyen bir Cemîl-i Zülcelâl..." Ben bu ifadelere benzer hadîs nakledildiğini duymuştum.. Bu ifadeler hadîs-i bil-mânâ mıdır? Bu ifadelere benzer hadîs var mıdır? Varsa kaynağı ile verirseniz sevinirim.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
"Allah Teâla Hazretleri ferman etti ki: 'Ben Azimu'ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım.' " [Buhari, Bed'ü'l-Halk 8, Tefsir, Secde 1, Tevhid 35; Müslim, Cennet 2, (2824); Tirmizi, Tefsir, (3195)]. Bu cümle bu hadisten tahriç edilmiş bir manadır diye biliyoruz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Cevabınız için Allah razı olsun.. Teşekkürler..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi

Bu mes'ele ile alâkalı bir yazıyı burada paylaşmak istiyorum.. 
《Dünyanın Bin Senesi Cennetin Bir Saati
Yazar: Mehmed Kırkıncı
“Dünyanın bin sene mes’udane hayatının, bir saat cennet hayatına mu­kabil gelemediği” hakikatine bir misâl dürbünüyle bakmaya çalışalım:
Ana rahmindeki bir çocuğa şöyle denilse: Bu âlemin ötesinde dünya denilen öyle bir âlem var ki, buranın bin sene mes’udane hayatı oranın bir saatine mukabil gelmez.
Ana rahminde malûmunuz olan hayatı süren ve bu hayattan son derece memnun olan bu çocuk, mezkûr hakikatı aklına sığıştıramıyacak, belki de inkâr edecektir.
O çocuk dünyaya gelip büyüdükten sonra kendisine: "Burada bir saat yaşamayı mı, yoksa ana rahmine dönüp binlerce yıl yaşamayı mı tercih edersin?" denilse, böyle bir sualin sorulmasını dahi hayretle karşılayacak ve ana rahmini düşünmek dahi istemeyecektir.
İşte bu dünya hayatı da âhirete nisbeten ana rahmindeki hayat gibidir. Fakat bizim bunu hakkıyla idrâk etmemiz mümkün olamamaktadır. Zira, henüz bu hayatı yaşamaktayız.
Bunun içindir ki, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) cenneti “ne gözler gör­müş, ne kulaklar işitmiş ve ne de kalb-i beşere hutur etmiştir” şeklinde tarif buyurmuşlardır. Yukarıdaki misâlden bunun ne derece veciz bir tarif olduğu bedahetle anlaşılmaktadır.
Yine ana rahmindeki o çocuğa, dünyada bir anda kazanılan ilmin ana rahminde bir milyon senede kazanılamayacağından bahsedilse, o çocuğun aklı bu hakikatı da idrakden âciz kalacaktır. Lâkin, farzımuhal olarak, ana karnında bir pencere açmak suretiyle bu kâinat kendisine bir an gösterilse, mesele bütün haşmetiyle tezahür edecek ve o çocuk bir anda ana rahmin­dekiyle kıyas kabul etmeyecek derece ilimlerle techiz edilecektir.
İşte, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) mi’rac penceresiyle beka âlemine bir an baktı. Fakat o anda dünya senesiyle ölçülemeyecek ve anlaşılamayacak kadar çok hakikatlara vâkıf oldu ve geçmiş ve gelecek bütün ilimleri bir üzüm tanesi gibi bir anda yuttu.
Bizler bu hakikatı tefekkür ederken, dünya denilen ana rahminde bu­lunduğumuzu unutmayacak, aklımızın dar sahasına güvenmekle ana rah­mindeki çocuğun durumuna düşmeyeceğiz.》
İstifade etmemiz dileğiyle.. Selam ve dua ile.. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...