Block title
Block content

"Dünyevî merak-aver mes'elelere bakıp, vazife-i bâkiyenizde fütur getirmeyiniz. Meyve'nin Dördüncü Mes'elesini çok defa okuyunuz." Bu meseleler nelerdir, dördüncü mesele neden önemlidir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanları etkileyen ve kendi ile meşgul edip ahireti unutturan bütün meşguliyetleri üç ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar siyaset, geçim sıkıntısı ve felsefedir.

"Diğeri, Rezzâk-ı Hakikîyi itham etmek derecesinde derd-i maişete dalıp ferâizi terk ve maişet yolunda rastgelen günahları işleyen fâsık-ı hâsirdir."(1) 

"Endişeli sual: Bu âhir zaman fitnesinde açlık ehemmiyetli bir rol oynayacak. Onunla ehl-i dalâlet, biçare aç ehl-i imanı, derd-i maişet içinde boğdurup, hissiyat-ı diniyeyi ya unutturup ya ikinci, üçüncü derecede bırakmaya çalışacak diye, rivayetlerden anlaşılıyor."(2) 

"Çünkü, şimdi saadet-i ebediyeye bedel, saadet-i dünyeviye medar-ı nazardır. Beşerin nazar-ı dikkati, başka maksatlara müteveccihtir. Tevekkülsüzlük içinde derd-i maişet ruha sersemlik ve felsefe-i tabiiye ve maddiye akla körlük verdiğinden, beşerin muhit-i içtimaîsi, o şahsın zihnine ve istidadına, içtihad hususunda kuvvet vermediği gibi, teşettüt veriyor, dağıtıyor."(3) 

İnsanların ekseriyeti parti ve siyasileri çok iyi bilmelerine rağmen otuz iki farzı ve dinin çok zaruri kısımlarını bile bilmekten acizler. Bu da gösteriyor ki, insanların gündeminde siyaset dinden daha önemli bir yere sahip.

Bu üç başlığın dışında spor, eğlence, magazin, televizyon, diziler, gereksiz ve lüzumsuz istatistiki bilgiler vesaire de dinin önüne geçmiş durumda maalesef. Mesela, gençler futbol takımlarındaki oyuncaları takır takır sayabilirken, dinin farzlarından haberleri yok.

Dördüncü Meseleye Genel Bir Bakış

İman ve Kur’an’a hizmet meselesi, dünyanın bütün meselelerinden daha üstün ve daha önemli bir meseledir. Dünyanın değil basit ve sıradan hadiseleri, en büyük hadiseleri bile bir Nur Talebesini iman ve Kur’an hizmetinden alıkoyamaz ve koymamalıdır. Üstad Hazretleri Dördüncü Mesele'de bu hakikati çok güzel izah ediyor.

Evet, bir insanın bu dünyada en büyük davası, imanla kabre girip girmek davasıdır. Şayet bir insan imansız kabre girse, dünyanın hangi meşguliyeti ya da hangi davası onu kurtarabilir. Demek imanla kabre girmeye vasıta olan şeyler ile meşgul olmak, dünyanın bütün büyük ve önemli hadiselerinden daha önemli ve daha gerekli bir meşguliyettir.

Üstad Hazretleri iman hizmetini İkinci Dünya Savaşı ile meşgul olmaktan daha önemli görerek, bize önemli bir yol gösteriyor. Dünyanın en büyük hadisesi bile iman hizmetine set çekemezken, nasıl olur da adi ve basit şeyler bu hizmete set çekebilir diye bir mukayese yapmak da mümkündür. 

Bu sebeple Üstad Hazretleri böyle faydasız, dünyevi ve içtimai şeylerle hem kendi meşgul olmamış hem de talebelerini meşgul olmaktan men etmiştir. Ve daha elzem ve gerekli olan iman hizmetine yönelmiş ve talebelerini de yöneltmiştir.

Lüzumsuz ve faydasız şeyleri kalp ve gönüllere doldurmak, her zaman ve her dönemde gereksiz ve zararlıdır. "Hiç dünyaya bakmıyorum." diyen bir insan da çağın baskısı yüzünden zaten genel durumlardan haberdardır. Birde bu işi teşvik etmek gereksiz olur kanaatindeyiz. 

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Beşinci Söz.

(2) bk. Kastamonu Lâhikası, (95. Mektup)

(3) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 21 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 610 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...