Düşünüyorum da, cansız maddeler tesadüfen bir bakteri yapıp, bugünkü bütün canlılar bu bakterinin değişime uğraması sonucu olmuş olabilir mi? Allah'ın bazı isim ve sıfatları insanlarda sürekli tecelli halindedir. Kudret sıfatı sürekli tecelli ediyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, bu gibi saçma ve safsata düşünceler, insanın kafasına bir kuruntu ve vesvese şeklinde gelir. İstem dışı geldikleri için hüküm ifade etmezler. Yani bu gibi kuruntu ve vesveseler kalbe gelmiş bir şek ve şüphe değildirler. Bu gibi kuruntu ve vesveselerin kökünü kurutmak için, ilim ve tefekkür sahasında derinleşmek elzem ve gereklidir.

İkincisi, Risale-i Nurların bütün bahisleri bu tesadüf fikrini çürütüyorlar. Teferruat için Risale-i Nurlar tahkik ve müzakere edilebilirler. Özellikle Yirmi Üçüncü Lem'a olan Tabiat Risalesi bu gibi evham ve kuruntuları kökünden kazıyıp atıyor.

Üçüncüsü, bakteri belki tesadüf açısından basit bir madde sayılmaz. Farzımuhal, basit bir madde olarak telakki edelim. Basit olan bu ilk canlı milyonlarca yılın tesadüfü sonucu oluşmuş olsa bile, şu anda içinde yaşadığımız dünya üzerindeki milyonlarca kompleks ve karmaşık bir yapıya sahip olan canlıların o harika ve mükemmel hayatlarını neye vereceğiz. Değil bir insanın o muazzam bedenini, onun küçük bir hücresinin oluşması için bile trilyonlarca tesadüf yılı gerekir. Bir insanın küçük bir hücresinin oluşması için trilyonlarca yıl beklemek gerekiyorsa, bir insanın oluşması için katrilyonlarca yıl geçmesi gerekir. Bir çocuk yapmak için tesadüfe şimdiden sipariş verilse, ana baba öldükten bir katrilyon yıl sonra nacak tesadüf onu bulup getirecek. Bunlar hakikaten gülünç ve komik şeyler.

Kainat ve içindeki her bir mahluk mükemmel bir sanat ve hikmet ile donatılmış bir eser olmasından dolayı, tesadüfü ebediyen imkansız bir hale getiriyor. Arkeologlar bile kazı yaparken iki taşı üst üste buldukları zaman, heyecanla, "Burada bir medeniyet yaşamış" diye nara atıyorlar ve tesadüf akıllarına bile gelmiyor. Hiçbirisi bu tarihi ev ve şu tarihi küp yılların aşınması ve tesadüfü ile oluşmuş diyemiyor. Hemen onu akıl ve şuur sahibi bir medeniyete ve topluma dayandırıyor. Acaba elma, armut, nar, karpuz, kavun, inek, koyun, keçi gibi harika sanatlar ve mükemmel eserler, o ev ve küpten daha mı sanatsız ve önemsiz ki tesadüfe havale ediliyor diyerek, o evham tozlarını çırpabiliriz. Bunun örneklerini çoğaltmak mümkündür.

Allah’ın fiili isimlerinin miktarı ve sınırı yoktur. Bu fiili sıfatların çokluğu ve sınırsızlığı, Allah’ın kudret sıfatının muhtelif mevcudattaki muhtelif tecelliyatından ileri geliyor.

Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecelli ederken Fettâh nâmını alıyor, bir canlının ölümünde Mûmit ismini alıyor, bir hayat bahşederken Muhyî ismini alıyor, canlılara rızık verirken Rezzâk nâmını alıyor hastaya şifa verdiği zaman Şafi ismini alıyor ve hâkeza...

Önemli olan bütün fiili isimlerin kaynağı ve atası olan kudret sıfatıdır ki, bu hiçbir zamanda ve mekanda değişmez. Mesela, kainat yaratılmazdan önce Rezzak ismi yoktu, ama kudret isminde potansiyel olarak vardı. Demek Rezzak ismi denilen şey, kudretin bir işlevi ve tecellisinden ibarettir. Nasıl İmam Eşari, tekvin sıfatını kudret sıfatının bir işlevi olarak kabul ediyorsa, aynı şekilde fiili isimler de kudretin birer işlevleridirler. Öyle ise kainatta ne kadar fiil ya da icraat varsa, onların arka cephesinde de fiili isimler vardır. Fiili isimlerin arka cephesinde de yedi sabit sıfat olan ilim, irade, kudret, sem, basar, kelam ve hayat sıfatları vardır.

Madem bu gibi fiili isimler kudretin bir teması ve tecellisi ile açığa çıkıyorlar, bir cihetle bu fiili isimlerin asıl varlık sebepleri kudret sıfatı olduğu için, sürekli aynı isim ve fiilde olmaları iktiza etmez. Mesela, bu dünyaya özgü bir fiil öbür dünyada gerekmediği için bu fiille anılan isim de gerekmeyebilir. Fiili isimler mevcudatın keyfiyeti ile oluştuğu için, mevcudatın formatı değişirse, fiili isimler de onunla beraber değişirler.

Önemli olan bütün fiili isimlerin kaynağı ve atası olan kudret sıfatıdır ki, bu hiçbir zamanda ve mekanda değişmez. İsimler, mevcudat ile açığa çıkan şeyler olduğu için, varlık kaynakları olan mevcudat gittiği zaman, isimler de onlarla beraber giderler. Mesela, yer yüzünde rızka muhtaç canlılar tamamen ölse, Rezzak ismi de onlarla beraber fiilen gider. Ama Rezzak isminin esası olan kudret gitmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...