Block title
Block content

"Ebedî cennete bahçesi gibi muhabbet ediyor. Halbuki, muhabbet ettiği mevcudat durmuyorlar, gidiyorlar. Firaktan daima azap çekiyor. Onun o hadsiz muhabbeti, hadsiz bir mânevî azâba medar oluyor." Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mesela; insan gençliğine çok şiddetli bir şekilde muhabbet eder, ama gençlik en fazla yirmi otuz yıl sürer. Gençlik elden gidince, kalpteki muhabbet acı ve azaba dönüşür. "Vah gençliğim" diye içten içe inler. Zira gençliğe olan muhabbet, Allah hesabına değil, nefis hesabına yapılıyordu. Gençlik nefis için en güzel bir günah vasıtasıdır, bu yüzden insan gençliğini sever ve perestiş eder.

İnsan yine bir cinsi latifi sever, onun güzelliğine ve tazeliğine meftun olur. Lakin o güzellik ve tazelik geçicidir. Gençliğinde bir bahar çiçeği gibidir; ama yaşlandığı zaman uyuşmuş ve pürüşmüş bir kış çiçeğine dönüşür. Halbuki insanın meftun olduğu şey; güzellik ve tazelikti. İnsan burada da büyük bir azap ve sıkıntı çekti.

Halbuki batmaya ve yok olmaya mahkum güzellikler ve tazelikler, kalbin ilgi ve alakasına değmiyor ve değmemelidir. Şayet kalbin bu ilgi ve alakası, bu fani mahlukat üstüne olursa, fena ve batmak adedince azap ve sıkıntılara maruz kalır. Bütün aşıkların ve divanların maşukundan şikayet etmeleri bu noktadan dolayıdır. Hazreti İbrahim (as) dediği gibi; uful eden, yani batan ve yok olan hiçbir şey muhabbete layık değildir.

İnsanın kalbinde Allah aşkından başka ne kadar aşk varsa, hepsi azap ve acı vesilesidir. Üstad Hazretleri bu hakikate işaret etmek için,

“... Onun o hadsiz muhabbeti, hadsiz bir mânevî azâba medar oluyor."(1)

diyor. Burada "hadsiz" ibaresi, muhabbet edilen mahlukat sayısına işaret içindir.

(1) bk. Lem'alar, Üçüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ozsenur
İnsanın kalbinde Allah aşkından başka ne kadar aşk varsa, hepsi azap ve acı vesilesidir. Son paragraftaki bu cümleden şunu anlayabilir miyiz: Aşk -özellikle de karşı cinse duyulanı- dinimizin nahoş gördüğü ama cevaz verdiği bir durumdur. Bu nedenle vartaları çoktur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
şehrayin

özsenur kardeş eşlerimizi Allah hesabına seversek bu muhabbette elemsiz kedersiz olur onu Allah hesabına sevmek demek onun ahlakını dindarlığını sevmek demektir çabuk bozulan zahiri güzelliğini sevmek güzelliği kaybolunca biter ama onu ebedi bi hayatta daimi refikayı hayatım diye sevse ona samimane muhabbet eder yaşlandıkça daha çok sever kusuruna bakmaz

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...