Block title
Block content

"...Ebu Hanife, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ibni Hanbel şahların, aktabların fevkindedirler. Fakat hususî faziletlerde Şah-ı Geylânî gibi bazı harika kutuplar, bir cihette daha parlak makama sahiptirler. Fakat küllî fazilet imamlarındır..." Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Çünkü cüz'î fazilette ve hususî bir kemalde, mercuh, râcihe tereccuh edebilir.”(1)

Yani cüzi bir fazilet ya da kemalde altaki üsttekine üstün gelebilir, bu alt üst ilişkisini bozmaz.

Mercuh: Makam ve fazilet noktasından altta olan demektir. Racih: Makam ve fazilette üstte olan demektir.

Ama bu üstünlük her noktada ve her alanda olmayıp, genel ve ekseriyet  noktasındadır. Öyle ise  bazı özel  noktalarda ve cüzi sahalarda alt makamda olan, üst makamda olana üstün gelebilir. Alt makamda olanın hususi ve cüzi noktalarda bu üstün gelmesi genel üstünlük manasına zarar vermez.

Mesela, İmam Gazali genel manada sahabelere yetişemez, ama bazı hususi ve cüzi noktalarda bazı sahabelerden üstün olabilir. Yani mercuh olan İmam Gazali, racih olan sahabelere hususi noktalarda tereccüh edebilir, yani üstünlük sağlayabilir. Hususi noktalara, talebelerinin çokluğunu ya da eserlerini örnek olarak verebiliriz. Sahabeler içinde bir iki talebesi olanlar varken, İmam Gazalinin milyonlarca talebeleri olmuştur. Parlaklığı da böyle anlamak gerekir. İmam Gazali’nin talebeleri bir sahaya toplansa, sahabenin talebelerinden daha parlak, yani kesretli durur.

Kendi şeyh ve mürşidini dört imamdan üstün görmek yanlış ve hatalı olurken, sahabeden üstün görmek bidat ve dalalet olur. Zira sahabelerin rüçhaniyeti ayet ve hadislerle sabittir. Dört imamın üstünlüğü ise bir içtihat bir icmadır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...