"Ebu Hanife, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ibni Hanbel şahların, aktabların fevkindedirler. Fakat hususî faziletlerde Şah-ı Geylânî gibi bazı harika kutuplar, bir cihette daha parlak makama sahiptirler. Fakat küllî fazilet imamlarındır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Çünkü cüz'î fazilette ve hususî bir kemalde, mercuh, râcihe tereccuh edebilir.”(1)

Mercuh: Makam ve fazilet noktasından altta olan; başkası ona tercih edilen demektir.

Râcih: Makam ve fazilette üstte olan; üstün olan. Kıymetli, faziletli ve itibarı fazla olan demektir.

Her zaman için râcih üstün iken, bazı hususî durumlarda ve hususî sıfatlarda mercuh râcihe üstün gelebilir. Mesela, altından yapılmış bir dolma kalem, sıradan bir kurşun kalemden üstün olduğu için râcihtir. Ama üniversite imtihanı sırasında cebimizde on tane dolma kalem olsa da bir faydası olmaz. Çünkü cevap şıkları kurşun kalemle doldurulması lazımdır. İmtihan esnasında ve şıkları doldurmak konusunda kurşun kalem, dolma kalemden üstün olmuş olur.

Cüz’î faziletler konusunda alt seviyede olan birisi, üst seviyede olan birisine üstünlük kurabilir. Bu istisnaî durum, alttakini üsttekinden üstün kılmaz.

Mesela bir memur, babasından kalan bir servetle güzel bir ev ve lüks bir araba alsa, arabası olmayan ve kirada oturan amirinden bu noktada üstün olabilir. Ama devlet dairesinde üstünlük amire ait olacaktır. İyi bir ev ve lüks bir araba devlet dairesinde sökmez, alt üst münasebeti aynen devam eder.

Mesela Üstad Hazretleri ilim, amel, ihlas, ahlak bakımından çok üst bir seviyededir, ona bu konuda yetişmek mümkün değildir. Ama aynı Üstad zayıf bedeni ile bir amele kadar inşaatta çalışamaz ya da bir çiftçi kadar tarla süremez ya da bir pratisyen hekim kadar hasta bakamaz, demirci gibi bir balyoz kullanamaz.

Üstünlük her noktada ve her sahada değil, umumiyet ve ekseriyet noktasındadır. Öyle ise bazı hususî noktalarda ve cüz’î sahalarda, alt makamda olan, üst makamda olana üstün gelebilir. Alt makamda olanın hususî ve cüz’î noktalarda bu üstün gelmesi, genel üstünlük mânasına zarar vermez.

Mesela; İmam-ı Gazzalî genel mânada sahabelere yetişemez; ama bazı hususî ve cüz’î noktalarda bazı sahabelerden üstün olabilir. Yani mercuh olan İmam-ı Gazzalî, râcih olan sahabelere hususî noktalarda tereccüh edebilir, yani üstünlük sağlayabilir. Sahabeler içinde bir iki talebesi olanlar varken, İmam-ı Gazzalî'nin milyonları bulan talebeleri var. Parlaklığı da böyle anlamak gerekir. İmam Gazzalî’nin talebeleri bir sahaya toplansa, sahabenin talebelerinden daha parlak, yani kesretli durur.

Kendi şeyhini, mürşidini dört imamdan üstün görmek yanlış olduğu gibi, sahabeden üstün görmek de dalâlettir. Zira sahabelerin rüçhaniyeti ayet ve hadislerle sabittir. Dört imamın üstünlüğü ise bir içtihat ve icmadır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...