Block title
Block content

"Efkâr ve hissiyatın mecrâ-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir..." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Efkâr ve hissiyatın mecrâ-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantıkın üslûbu ise, müteselsil olan hakâike müteveccihtir. Hakâike giren fikirler ise, karşısında olan dekâik-ı mâhiyatta nâfizdirler. Dekâik-ı mahiyat ise, âlemin nizam-ı ekmeline mümidd ve müstemmiddirler. Nizam-ı ekmelde her bir hüsnün menbaı olan hüsn-ü mücerred mündemiçtir. Hüsn-ü mücerred ise, mezâyâ ve letâif denilen belâgat çiçeklerinin bostanıdır..."(1)

Burada içten dışa, dıştan içe gitme metodu ifade ediliyor. Dıştan içe gitmede önce bir cümle kurarsın ve bu cümlenin manasını mantık ile takviye edersin. Sonra bu mantık örgüsü ile hakikate yönelirsin. Sonra hakikatin içinde yeşeren fikirler, hakikatin kaynağı olan ince mahiyete nüfuz eder. İnce mahiyetten de mutlak güzelliğe intikal edilir. Yani insan mutlak güzelliğe dış etkenler aracılığı ile ilerler. Cümle, "fikir, mantık, hakikat, mahiyet, hüsnü mücerred" ise bu silsilenin bir formülü niteliğindedir.

Aslında bu formül her alanda geçerlidir, insan gündelik hayatında da bu formülü kullanır.   

(1) bk. Muhakemat, İkinci Makale (Unsuru'l-Belagat)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makale, Birinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1481 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...