Block title
Block content

Efkâr ve hissiyatın mecra-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantığın üslûbu ise müteselsil olan hakaika müteveccihtir... Devam eden paragrafı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nasıl su toprak altında taşlar kanalı ile akarsa, insandaki fikirler ve hissiyatlar da manaların kalıpları ve kanalları hükmünde olan nazım ve lafızlar içinde akıp seyreder. Bu nazım ve lafızları oluşturan ve anlamlı kılan şey ise; mantık örgüsüdür. Yani lafızlar ve kelime kalıpları alelade, gelişigüzel değil, bir mantık örgüsü ve sistemi içinde oluşmalıdır. Bu mantık örgüsü ve sistemi çok sağlam ve kuvvetli olursa, insan o zaman hakikatlere kolayca ulaşır. 

Hakikatlere ulaşan fikir ve hissiyatlar hakikatin özelliği ve kuvveti ile her şeyin iç ve gerçek yüzüne nüfuz eder. Üstad'ın "dekaiki mahiyet" dediği şey her şeyin iç yüzü ve hak boyutudur. Buna nüfuz etmek de; ancak hakikatler ile mümkündür. Lafız ve nazım mantığa alet iken, mantık da hakikate bir alettir; nitekim hakikatler de mahiyete nüfuz etmeye bir vasıtadır. Bu sıra bozulur ise neticeye varılamaz.

Her şeyin içyüzünü ifade eden mahiyetler ise, kainatın umumunda tecelli eden mükemmel kurgunun ve nizamın yardımcıları ve parçacıkları hükmündedir. Her birinde ayrı bir güzellik ve mükemmellik hükmediyor. İşte bu güzellik ve mükemmellikler; ancak belagatin bir bahçesi, bir seyir yeridir. Akıllar ve zihinler bu bahçede dolaşır, bu bahçeden bir şeyler koparır, hepsi kuvvet ve derinliğine göre bir şeyler alır. Bu manalar bahçesinin bülbülü ise; iki cihan serveri Hazreti Peygamber (sav)'dır.

Nasıl nağmeler ancak enstrüman ile somutlaşır ve güzelliğini ilan ederse, aynı şekilde manalar da nazım kalıpları ve belagat kaideleri ile görünür hale gelirler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makale, Birinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2547 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...