Block title
Block content

"Eğer bu vaziyetler, umum mevcudata hükmü ve nizamı ve kanunu ve tedbiri müteveccih olan bir zâttan istenilmezse, o vakit umum güneşler, yıldızlar, hakikî hareket ile ve hadsiz bir sür´atle hadsiz bir mesafeyi her gün kat´etmeleri lâzım gelir." İzah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hayatın oluşması ve vücut bulabilmesi bütün kainatın ve içindeki sebeplerin bir araya gelmesi ve içtima etmelerine bağlıdır. Bu yüzden hayat, kainat fabrikasının çarklarının dönmesi ile hasıl olan bir mamuldür.

Mesela hava, su, ateş, toprak bütün kainatı istila etmiş, dört ana unsurdur ve aynı zamanda hayatın oluşmasında en temel unsurlardır. Bunlar olmadan hayat vücut bulamaz. Öyle ise hayat öyle bir iksirli macundur ki, girdiği yeri bütün kainat ile alakadar ve muhatap yapıyor. Küçük bir karınca ve arı hayat sayesinde bütün kainatla muhatap haline geliyor, kainat adeta arı ve karıncanın hayatının idamesi için işliyor. Öyle ise bir arıya hayat vermek için bütün kainatın çarklarını işletmek gerekir. Yani arının vücuduna lazım şeyleri kainatın dört bir tarafından toplayarak icat etmek için, bütün kainata hakim olmak gerekir.

"Sebepler ve tabiat yapıyor ve icat ediyor." diyenlerin fikrince, her bir sebep kainata hem hakim hem de diğer bir sebebe mahkum olmak lazımdır. Halbuki Fert olan Allah yapıyor denildiği zaman, her şey onun sonsuz ilim, irade ve kudretinin dahilinde ve hakimiyetinde olduğu için, bir arıya hayat vermek gayet basit ve kolay bir hal alır. Adeta ezeli ilim sahifesinde yazılmış ve düzenlenmiş, görünmez yazının üstüne kudretin dokunması ile her şey nihayetsiz bir kolaylık ile icat olunuyor.

Kainatta olan biten bütün işleri bir sanatkara, bir Allah’a vermek, çok olan sebeplere ve tabiata vermekten daha kolay, daha makul ve daha mantıklıdır. Kainatta olan biten bütün işleri sebepler ve tabiat yapıyor demek daha zor, daha gayrı makul ve daha akıl dışıdır. Burada ifade edilen ana tema budur. Yani birlikte kolaylık ve makullük varken, çoklukta zorluk ve akıl dışılık vardır.

Mesela, yüz askeri bir komutanın idare etmesi mi kolaydır, yoksa  bir askeri yüz komutanın idare etmesi mi daha kolaydır? Elbette yüz askeri bir komutanın idare ve tedbir etmesi daha makul ve kolaydır.

Yine sanat ve ticaret ile uğraşanlar; birlikte kolaylık, çoklukta zorluk manasını anladıkları için, şirketleşme  ile çok işleri bir çatı altında toplamışlar. Yoksa dağınık ve çok olan işlerin hepsine yetişip idare etmek çok zordur. Bir çatı altında işleri toplamanın kolaylığını temin etmek için işlerini ve ticaretlerini vahdette, yani bir şirkette topluyorlar. Yani her alanda birlik çokluktan daha makul ve daha kolaydır.

İşte yıldızların ve güneşin o muazzam hareketleri ve idarelerindeki kolaylık tevhitten ileri geliyor, yoksa o muazzam neticeleri o şuursuz olan yıldız ve galaksilere havale etsek, değil mevsimleri ve benzer muazzam işleri, anlamlı en küçük hareketi bile yapamazlar. Bu yüzden şirk çıkmaz sokaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ayşe İkra Mermer

Allah razı olsun ..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...