Block title
Block content

"Eğer bütün eşya birden o Kadîr-i Ezelîye ve Alîm-i Külli Şeye verilmezse, o vakit sinek gibi en küçük bir şeyin vücudunu, dünyanın ekser nevilerinden hususî bir mizanla toplamak lâzım gelmekle beraber,.." ifadesini özetleyerek açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir tohum ya da çiçeğin bünyesinde çalışan bir atom parçacığı, hareket ve vaziyetini bünyesinde çalıştığı tohum ya da çiçeğin genel sistemine uygun bir şekilde tanzim etmek zorundadır. Zira atomun her hareketi sistemin bir parçası, bir unsurudur. Rasgele atılacak bir adım ya da hareket o tohum ya da çiçeğin bünyesinin mahvına sebep olur. Öyle ise o atom parçası çalıştığı çiçek ya da tohumun bütün sistem ve yapısını bilip ona göre hareket etmesi gerekir. Bu ise o atom parçası bütün o çiçek ya da tohumun bünyesini ve kainat ile olan ilişkilerini bilecek bir ilme ve kudrete sahip olması demektir ki, cansız, şuursuz ve iradesiz atoma bir nevi sonsuz ilim, irade, kudret vermek anlamına geliyor. Böyle bir yaklaşım ise ancak cehaletin en derin bir tezahürü olarak açıklanabilir.

Ya da bu atom zerresi Allah’ın bir memurudur, onun plan ve sevki ile hareket ediyor. Atoma Allah’ın memuru nazarı ile bakılmaz ise, o zaman her bir  atoma ilahlık payesi vermek gerekiyor ki, bu tam bir safsatadır.

Allah, tohum ve çiçeği öyle bir özellikte yaratmış ki, âdeta o tohum ve çiçeğin sümbülleşip açması için bütün kainatın seferber olması gerekiyor. Yani o tohumun kendi bünyesindeki sistem, kainat sistemi ile entegre çalışıyor. Öyle ise bir çiçeği ihya etmek için bütün kainat çarklarının işletilmesi gerekiyor. Eğer "Çiçeği, atom denilen zerreler yapıyor." denirse, o zaman o atomun bütün kainata sözü geçecek bir ilim ve kudrete sahip olmasını da aklen kabul etmek gerekir ki, tam bir hurafe olur.

Güneş olmasa tohum açamaz. Öyle ise atomun güneşe hükmü geçmesi gerekir. Su olmasa tohum yine açamaz. O zaman o zerrenin suya da hükmü geçmesi gerekir... Ama her şeye hükmü geçen Allah yapıyor ve yaptırıyor veya zerreler Allah’ın birer memuru olup onun sevki ile hareket ediyor desek, bu gayet mantıklı ve aklidir.

Bir sineğin vücudu bütün kainattan süzülüp gelen hassas ve muhassıl bir vücuttur. "Sineği ben yaptım." diyebilmek için, bütün kainatı elekten geçirip kainatta dağınık olan maddeleri toplamak gerekir. Yoksa  o sineğe sahiplik dava etmek kabil değildir. Allah, adeta her sanatını kainat kıymetinde ve cem-i mahlukat  ayarında yaratmış ki, kimse bu mührü ve imzayı taklit edemesin.

Maddi sebeplerin bir şeyi yoktan var etmesinin imkansızlığı fen ilmi ile sabittir. Evet, maddi sebepler açısından var olanı yok etmek, yok olanı var etmek kabil ve mümkün değildir. Öyle ise geriye tek seçenek kalıyor ki, bütün bu mevcudatı yaratan Allah’tır.    

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Birinci Rica | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2506 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...