Block title
Block content

Eğer desen: “Acaba neden Kur’ân-ı Hakîm, felsefenin mevcûdattan bahsettiği gibi etmiyor? Bâzı mesâili mücmel bırakır, bazısını nazar-ı umumîyi okşayacak, hiss-i âmmeyi rencide etmeyecek, fikr-i avâmı tâciz edip yormayacak bir sûret-i bâsitâne-i zâhirânede söylüyor?” Soruyu biraz açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Soruda şu hususun cevabı isteniyor:

Kur’ân’ın varlık âleminden bahsetme şekli ile felsefecilerin (fen ilimleriyle ilgilenen bilim adamlarının) bahisleri arasında bir farklılık görülüyor. Bunun sebebi nedir?

Felsefe, (buradaki manasıyla fizikî ilimler,) varlıkların mahiyetlerini ve görevlerini en ince detaylarına kadar girerek araştırırken, Kur’ân-ı Kerim, bu fennî meselelerden özet olarak bahseder. Bunların bir kısmını, insanların anlamakta zorlanacakları teferruatlara girmeden ve duyu organlarıyla edindikleri bilgilere zıt düşmeyecek sade ve kolay anlaşılabilir bir üslüpla insanların nazarına sunar. Böyle bir üslup kullanılmasının hikmeti ne olabilir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Dördüncü Reşha | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1835 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...