Block title
Block content

"Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış. Hürriyetimizi selbetmiştir. İnbisat ve cevelana müştak olan kalb ve ruh için kadere iman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu?" Suali biraz açarak izahını kolaylaştırabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu sualden kadere iman etmenin, insanı kontrol ettiği, Her cihetini ve tarafını bağladığını adeta hareketsiz, sanki bir robot gibi plana ve programa uyma mecburiyeti getirdiği anlaşılıyor. Halbuki; İnsanın kalbi, ruhu ve ruha bağlı olan latifeleri inkişaf, inbisat ve genişlemeye müheyya ve müstaid yaratılmıştır.

Ayrıca irade ile o insan, istediğini tercih ettikten sonra, menfi ve müspet alanda önünün açık olduğu, Murad-ı ilahi ise hikmeti uygun olursa, bu alanları yarattığı ve tahakkuk ettirdiği müşahede ile sabittir.

Bir yandan kadere iman etmek yani, insanın kontrollü ve disiplinli yaşamasını icab ettiriyor. Bir yandan da, yetenek istidatlarının önünün açık olduğu ve o hususta hasra ve hesaba gelmeyecek faaliyet ve hadisatın müsebbibi ve merkezi olması tezat teşkil etmiyor mu?

Suali iyi anlayabilmek için bu izaha ve teferruata ihtiyaç hissederek genişlettik.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ihlasnur

Kader bizi kukla gibi oynattığını zannetmek ehl-i sünnet fikri değildir. Vehhabi zihniyetidir. öncelikle bunu belirtmekte fayda var ki cebriye giriyor devreye. 
insanların anladığı kader Kader Kaza ve Ata kanunu ile değişebilirken, Benim tabirimle Kader-i Külli denilen Levh-i mahfuzda olan Kaderde hadiselerin son hali yazmaktadır. Yalnuz orada yazdığı için Tiyatro oyuncularının replik ezberlediği gibi olmuyor yani Kader-i Külli, Kader-i cüz'iyi kayıt altına almıyor. Bu ikisini tefrik edip ayırırsak çok soru ortadan kendiliğinden kalkmaktadır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...